Kulislere yansıyan bilgilere göre; AKP’liler, DEM Parti ve PKK’nın süreç içindeki tutumundan rahatsız oldu. DEM Parti’nin açıklamaları, PKK mensuplarını posterlerinin taşınması ve düzenlenen kutlamalar iktidar partisinde endişe yarattı. Milletçi …

Kulislere yansıyan bilgilere göre; AKP’liler, DEM Parti ve PKK’nın süreç içindeki tutumundan rahatsız oldu. DEM Parti’nin açıklamaları, PKK mensuplarını posterlerinin taşınması ve düzenlenen kutlamalar iktidar partisinde endişe yarattı. Milletçi seçmenin de iktidardan kopuşunu hızlandırdığı düşünülen süreç için AKP kurmayları, “Silahı bıraktıysan tahriki de bırakacaksın. Silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmiş olmaz, yalnızca şekil değiştirmiş olur” dedi.
Çerçeve yasanın 467 milletvekilinin oyuyla Meclis’ten geçmesi ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ardından çözüm sürecinde gözler sahadaki gelişmelere çevrildi. AKP’nin DEM Parti ve PKK’nın tutumundan rahatsız olduğu iddiası kulislere yansıdı.
Cumhuriyet’in haberine göre; AKP kurmayları, milliyetçi seçmendeki kopuşun sürmesi durumunda bunun yalnızca sürece değil, Cumhur İttifakı’nın seçim hesaplarına da zarar verebileceği görüşünü dile getirdi. Bu nedenle DEM Parti’den “toplumu galeyana getirecek açıklama ve eylemlerden uzak durmasının” beklendiği ifade edildi.
AKP kurmayları şunları dile getirdi:
“Gerçek bir barışta taraflardan biri diğerine karşı zafer gösterisi yapmaz, onun yarasına basmaz. Kürt geleneğinde barıştırılan iki aile, birbirlerinin evlerinin önünden geçerken dahi başını eğer, karşı tarafın acısına ve onuruna saygı gösterirdi. Çünkü barışın devamını sağlamak, kimi zaman barışı yapmaktan daha büyük bir sorumluluktur.
Her anne için evladı ciğeridir. Herkes acısını yaşayabilir, taziyesini kurabilir. Buna kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Ancak kendi acınızı yaşarken başka bir annenin yarasına basamazsınız. Bir kişinin kardeşini öldüren teröristin fotoğrafını taşıyıp onunla gurur duyduğunuzu söyleyerek daha sonra o kişinin kapısını ‘barışalım’ diye çalamazsınız. Böyle bir tutum toplumsal barışı sağlamaz, aksine eski yaraları yeniden kanatır.
Silah bırakmak başka şeydir, toplumsal huzur ve helalleşme bambaşka bir şeydir. Bu kavramlar birbirine karıştırılmamalı. Silahların bırakılmasıyla birlikte toplumsal barış isteniyorsa asırlardır bilinen basit bir kural uygulanmalı: Silahı bıraktıysan tahriki de bırakacaksın. Silah susup dil silaha dönüşürse kavga bitmiş olmaz, yalnızca şekil değiştirmiş olur.”
( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/akp-de-surec-alarmi-akp-dem-pa… )