Gazeteci Murat Yetkin, ABD’nin olası saldırısı tehdidi altında Washington ve Tahran temsilcilerinin Cenevre’deki son görüşmesi öncesi İran geriliminde son durumu analiz etti. Yetkin, Türkiye’nin savaşı önleme çabalarında ümidinin zayıfladığını …

Gazeteci Murat Yetkin, ABD’nin olası saldırısı tehdidi altında Washington ve Tahran temsilcilerinin Cenevre’deki son görüşmesi öncesi İran geriliminde son durumu analiz etti. Yetkin, Türkiye’nin savaşı önleme çabalarında ümidinin zayıfladığını aktardığı yazısında “Ankara artık savaşın “ertesi gününe” hazırlanmaya başladı” ifadelerine yer verdi.
“Savaş sonucu Tahran’da rejim değişikliği olsa da olmasa da İran’ın parçalanması ihtimali, savaş çıkarsa gelebilecek göç dalgasından stratejik bakımdan daha kaygı verici Türkiye açısından” ifadelerini kullanan Yetkin, Türkiye’nin ABD basınında çıkan, İran’da otorite boşluğu olması durumunda göç dalgasını önlemek için İran topraklarına girme planı olduğuna dair haberi yalanladığını hatırlattı.
Yetkin, olası ABD-İran savaşında Türkiye’nin konumuna ilişkin analizine şu ifadelerle devam etti:
“Suriye krizini yeni atlatmaya başlayan Türkiye, ABD’nin İran’a saldırmasına da saldırı durumunda bu çatışmanın içine sürüklenmeye de karşı. Bugüne dek hava sahasını ve limanlarını ABD askeri yığınağına açmadı. Çatışma halinde İran’a gireceği iddialarını da yalanladı. Ama Ankara artık savaş ihtimalini kabul edip kendisini “ertesi gün” senaryolarına hazırlıyor.”
Yetkin’in yazısından satır başları şöyle:
“Bu görünümdeki gizli özne İsrail’dir. İsrail, ABD’nin bölgemizdeki birinci dış politika önceliği, Vaşington’daki İsrail lobisinin Trump üzerindeki siyasi ve mali baskısının ana gerekçesidir. İsrail’in 1948’de kuruluşundan itibaren Irak’taki Kürt silahlı hareketlerini İran’a karşı kullanma siyaseti de biliniyor.
Suriye krizini yeni atlatmaya başlayan Türkiye, ABD’nin İran’a saldırmasına da saldırı durumunda bu çatışmanın içine sürüklenmeye de karşı. Bugüne dek hava sahasını ve limanlarını ABD askeri yığınağına açmadı. Çatışma halinde İran’a gireceği iddialarını da yalanladı. Ama Ankara artık savaş ihtimalini kabul edip kendisini “ertesi gün” senaryolarına hazırlıyor.
ABD’nin halen biri Basra Körfezi çıkışında, diğeri Akdeniz’de olmak üzere iki uçak gemisi, ayrıca 20 kadar savaş gemisi ve 40 bin asker İran odaklı olarak bölgede. Bu gemilerde toplam 150 kadar, İsrail, Ürdün, Suudi Arabistan, Katar ve BAE’de de 150 kadar, toplam 300 kadar savaş uçağı konuşlandırdı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Cenevre görüşmesi öncesi “Nükleer silah üretmeyeceğiz” sözü, artık tek başına yeterli olmayabilir.”
Yazının tamamını okumak için