“Kürtleri potansiyel askerî güç olarak kullanmak isteyen ve başka planlar yapanlar kaybetti. Türk, Arap, Kürt tüm bölge halkları kazandı. Şimdi bu barış ikliminde kardeşliği büyütme zamanı”

Çözüm sürecinde çerçeve yasanın yürürlüğe girmesiyle devam eden gelişmeleri değerlendiren SDG’nin kurucularından Sipan Hamo, bundan sonra sorumluluğun siyasilerde olduğunu söyledi. Hamo, “Başta İsrail olmak üzere bazı güçler süreci provoke etmeye çalışıyor. Zor bir süreç bizi bekliyor ancak hep birlikte başaracağız” dedi.
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, dün Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7595 Sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında kurulan Kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos Pazartesi günü yapılmasının planlandığını açıkladı. Toplantıda, silah bırakma ve fesih sürecinin ihtiyaçlarına göre oluşturulacak alt komisyonlar ele alınacak.
Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Takip ve Koordinasyon Kurulu da yasanın yayımlanması ile resmen faaliyete başlayacak. Kurulda, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Millî Savunma Bakanı,Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri görev yapacak. İhtiyaç hâlinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilecek; bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek.
Edinilen bilgilere göre; en geç iki ay içinde örgütün silah bırakma sürecinin tamamlanması, bu durumun MİT ve diğer güvenlik birimlerince sahada tespitine dair değerlendirmenin Takip ve Koordinasyon Kurulu’nun gündemine gelmesi bekleniyor.
“Şam artık hepimizin ortak başkenti”
Süreçteki gelişemeleri değerlendiren SDG kurucularından Sipan Hamo, Türkiye gazetesine şöyle konuştu:
“Başta İsrail olmak üzere bazı güçler süreci provoke etmeye çalışıyor. Zor bir süreç bizi bekliyor ancak hep birlikte başaracağız. Kürtleri potansiyel askerî güç olarak kullanmak isteyen ve başka planlar yapanlar kaybetti. Türk, Arap, Kürt tüm bölge halkları kazandı. Şimdi bu barış ikliminde kardeşliği büyütme zamanı. Evet, en zor aşamayı geçtik ancak bundan sonra da zorluklar var. Şam artık hepimizin ortak başkenti. Bu sebeple devletin yapısı ve etnik, dinî, kültürel farklılıklara bakışı sürecin geleceği adına hayati rol oynayacak.
“Güvene dayalı düzlemde ilerlersek zaferimizi kimse çalamaz”
Bu barış ortamını bozmak, yeni fay hatları üretmek adına yeni taktikler deneyecekleri kesin. Ama bizler geçmiş yanlışlardan ders alarak geleceğimizi barış ve kardeşlik temelinde inşa etmeye mecburuz. İşte bu sebeple yeni bir sayfa açtık. Ortak vatanımız Suriye artık çok daha güçlü. Bu birliktelik sadece Suriye açısından değil; bütün Orta Doğu denkleminde önem arz ediyor. Samimi ve güvene dayalı bir düzlemde ilerlersek başarımızı, zaferimizi kimse çalamaz. Şam yönetimi ve Ankara’nın entegrasyona giden bu süreçte cesur ve samimi davrandığını söyleyebilirim. Biz de onlara aynı şekilde mukabele ettik.”
( ALINTI www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/sdgnin-kurucularindan-sipan… )