Sudan’da çatışmalar 6. gününde: Hartum’da mahsur kalan siviller hayat savaşı veriyor

Sudan’da ordu ile Süratli Destek Kuvvetleri arasındaki milis gücü arasındaki çatışmalar altıncı gününe girdi. Başkent Hartum’dan hala çıkamayan siviller, besin badiresi ve hastanelerin sağlık hizmeti veremez hale gelmesi yüzünden kaygı içinde.
Hartum’daki diplomatik kaynaklara göre çatışmalarda en az 270 kişi hayatını yitirdi, binlerce kişi yaralandı, dün binlerce sivil yürüyerek Hartum’u terk etti.
Aynı Askeri Yönetim Kurulu içinde yer alan ordu komutanı ve ülkenin fiili devlet başkanı General Abdulfettah el-Burhan ile RSF milislerinin komutanı General Muhammed Hamdan Dagalo arasında aylardır süren gerginlik, 15 Nisan günü Hartum’da çatışmaya dönüşmüştü.
Sivillerin çatışma alanlarını terk etmesi ve mümkün bir müzakere yeri yaratmak amacıyla girişilen ateşkes gayretlerine karşın dün gece Sudan’ın bir çok yerinden çatışma haberleri geldi.
Aslında dün TSİ 18.00 sularında insani maksatlı bir 24 saatlik ateşkes uygulanması kararlaştırılmıştı. Lakin bir evvelki günkü gibi bu ateşkese de uyulmadı.
Kenya, Tanzanya, Almanya ve Japonya’nın da aralarında olduğu bir çok ülke Sudan’daki vatandaşlarını tahliye etmeye çabalıyorfakat Hartum havaalanına uçak inişinin inançlı olup olmadığı belli değil.
Tanıkların anlattığına göre başkent Hartum’da elektrik ve su kesintileri yaşanıyor. Kenti etrafına bağlayan yollar ve köprüler bombalandığı için ilk evrede kaçamayan sivillerin kentten çıkışı uygunca zorlaştı.
Ajansa göre 5 milyonu aşkın nüfusu olan Hartum’da WhatsApp grupları ve Twitter üzerinden ihtiyaç gereçleri temin ediliyor, imkanlar ortak havuzlarda toplanıyor, sağlıkçılar ilk yardım görüntüleri yükleyerek yaygınlaştırıyor.
Cecilia Macaulay, BBC News
Bir tabip: ‘Her an vurulma tehlikesiyle karşı karşıyayız’
Hartum’da hasta ve yaralılara yetişmeye çalışan Sudanlı tabiplerden biri BBC’ye, “her an vurulmayı bekliyoruz” dedi.
Adını vermeyeceğimiz bu hekim, çoğu çatışmalarda yaralanmış olan hastalara bakmak için şartlara karşın istekli olarak görev yapıyor.
Kendisini çok çaresiz hissettiğini, insanların gözünün önünde birer birer öldüğünü görmenin çok zor olduğunu söylüyor.
Hastanede çalışanlardan da hastalardan da çatışmalardan seken kurşunlarla yaralananlar olmuş.
Artık o hastaneye geri dönmeyi düşünmüyor zira inançlı olmadığını söylüyor. Onnu yerine farklı bir sağlık merkezinde hastalara bakıyor.
Sudan Merkezi Tabipler Komitesi isimli kuruluş, başkent Hartum’daki 59 hastaneden 39’unun çalışamaz durumda olduğunu açıkladı.
Ülkedeki insani krizin çok vahim olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Çalışamaz duruma gelen hastenelerden 9’u bombalandı ve 16’sı zorla tahliye edildi” denildi.
Görüştüğümüz hekim, bu 16 hastanenin çatışmanın taraflarından milis güçlerince zorla tahliye edildiğini söyledi ama BBC olarak bunu şu ana kadar bağımsız kaynaklardan doğrulatamadık.
Bazı hala boşaltılmamış hastanelere gelince. Buralarda da hastalar temiz su ve yiyecek badiresi ile karşı karşıya”güvenli bir koridor oluşturulamadığı, hastaları taşıyacak araçlar bulunmadığı ve akaryakıt de bulunamadığı için” inançlı olmadığı halde tahliye edilemiyor.
BBC’ye konuşan hekim ayrıyeten tahliye edilmek zorunda kalınan hastanalerde çok sayıda cesedin de öylece bırakıldığını anlattı.

Bir diğer hekim, Sudan Tabipler Birliği Koordinatörü Tabip Ahmed Abbas da BBC radyosuna konuştu ve durumun çok kötü olduğunu doğruladı.
Doktor Abbas, hala boşaltılmayan hastanelerde oksijen ve hayat kurtaran ilaçlarla ilgili meşakkatlerin başladığını söyledi, uykusuz çalışan hekimlerin artık dayanamayacak noktaya geldiklerini anlattı.
Abbas, hastaların ayrıyeten kan bulunamaması, işçi yokluğu, vaktinde müdahale edilememesi gibi sebeplerle de hayatlarını kaybettiklerini söyledi.
Doktor Abbas ve ismini vermeyeceğimiz Hartumlu tabip, BBC’ye birtakım hastanelerin çatışan tarafların savaşçıları tarafından sığınak olarak kullanıldığını da anlattılar.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi dün Sudan’daki çatışmaların yol açtığı yıkımın “felaket” boyutlarda olduğunu açıklamıştı.
Örgütün Afrika sorumlusu Patrick Youssef, “Ambulanslar, sağlık çalışanı ve insani yardım örgütlerinin durumu değerlendirebilmek için süratle bölgeye girişi sağlanmalı” demişti.