enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
19°C

Suriye Kürtleri Kürtçe için sokağa çıktı, Kürtçe tabela gerginliği devam ediyor

Kürtçeyi “Ulusal dil” olarak tanımlayan Şam yönetiminin Arapça tabela ısrarı Kürtlerin tepkisini arttırıyor, Kuzeydoğu Suriye’de 12 yıldır Kürtçe eğitim yapılıyor

Suriye Kürtleri Kürtçe için sokağa çıktı, Kürtçe tabela gerginliği devam ediyor
10.05.2026 17:00
0
A+
A-

Entegrasyon uygulaması kapsamında bir taraftan Kürt tutukluların serbest bırakılıp Afrin’e geri dönüşler sürerken diğer yandan merkezi Şam yönetimi tarafından Kürtçe tabelanın resmi kurumlardan kaldırılması bölgede yeni bir gerginliğin kapısını aralıyor. İngilizce-Arapça tabelanın Kürt göstericiler tarafından Haseke’deki adliye binasından kaldırılması sonrası kuruma asılan Arapça tabela da söküldü. Sokağa çıkan Kürtler, Kürt kentlerinde Arapça-Kürtçe tabela ısrarını sürdürüyor. Kuzeydoğu Suriye’de 12 yıldan beri okullarda Kürtçe eğitim yapılırken Şam yönetimi, Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasını istiyor.

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile geçici Suriye hükümeti arasında imzalanan 29 Ocak Anlaşmasının görüşmeler kapsamında yeniden uygulamaya geçirilmesi ile 4’ncü grup, Afrin’edeki evlerine geri döndü. Haseke’den hareket eden kafile yaklaşık bin aileden oluşuyor. Şimdiye kadar Afrin’den yaklaşık bin 400 aile 3 grup halinde Afrin’e geri dönmüştü.

Yerinden edilmiş 400 aileden oluşan ilk grup 9 Mart’ta, 200 aileden oluşan ikinci grup 4 Nisan’da ve 800’den fazla aileden oluşan üçüncü grup da 14 Nisan’da Afrin’deki evlerine yerleşmişti. Afrin’e geri dönüşler mutabakatın 14. Maddesi kapsamında gerçekleşmişti.

Afrin’in TSK ve Suriye Milli Ordusu’na (SMO) bağlı gruplar tarafından 20 Mart 2018’de alınması sonrası bölgeden 300 bini aşkın kişi göç etmişti.

Kürt ailelerin Afrin’e geri dönmesi ile birlikte merkezi Şam yönetimi, elindeki SDG’li esirlerden 300’nü daha serbest bıraktı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) esirlerinden oluşan dördüncü kafile Kürt kentleri Haseke ve Kamışlı’da büyük sevgi gösterileri ile karşılandı. Kamışlı’da karşılama sırasında havaya açılan ateş sonucu iki kişi yaşamını yitirirken 7 kişi yaralandı.

Tabela tekrar tekrar indirildi

Suriye’de bir taraftan Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşmanın maddeleri hayata geçirilmesi ile ülkede normalleşme adımları hız kazanırken diğer taraftan Şam’ın Kürtçe’yi yok sayan uygulamaları Kürtler arasında toplumsal tepkiye dönüşüyor. Şam yönetiminin talebi ile merkezi yönetimin denetimine geçen Haseke Adliyesi’ndeki Kürtçe-Arapça yazılı tabelanın kaldırılıp İngilizce-Arapça olarak değiştirilmesi Kürt grupları tarafından protesto edildi. Protestocu grup adliyeyi basarak İngilizce-Arapça yazılı tabelayı indirdi. Kısa süre sonra merkezi yönetim, binaya bu kez sadece Arapça tabela astı. Ancak bu tabela da protestocu Kürt grupları tarafından tekrar indirildi.

“Arapça resmi dil, Kürtçe ulusal dil”

Bölgede Kürtçe tabelanın kaldırılmasına yönelik Kürtlerin tepkisi sürerken Şam yönetimi adına Kürt bölgeleriyle görüşmelerden sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı Sözcülerinden Ahmet el-Hilali, Haseke’deki Adalet Sarayı’nın Suriye yasalarına bağlı bir devlet kurumu olduğunu belirterek, Arapçanın devlet kurumlarında tek resmi dil olduğunu söyledi. Kürtçenin eğitimde kullanılmasına izin verilen “Ulusal bir dil” olarak tanındığına vurgu yapan Hilali, bu konudaki herhangi bir değişikliğin gelecekte anayasal düzenlemeler gerektireceğini ifade etti.

“Kürtçe seçmeli dersler kapsamında öğretilebilir”

Konu ile ilgili Erbil merkezli Rudaw TV’ye konuşan Hilali, Kürtçenin ülkede ulusal diller arasında yer aldığını, ancak Arapçanın resmi dil statüsünü koruduğunu açıkladı. Hilali, 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre Kürtçenin ulusal dil olarak tanındığına vurgu yapan Hilali, Kürtçenin özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet okulları ve özel okullarda seçmeli dersler kapsamında veya kültürel ve eğitim faaliyetleri çerçevesinde öğretilebileceğini kaydetti.

Kürtçe dil tartışmalarına ‘Türkçe tabelalı’ açıklama

Sosyal medya hesabı X üzerinden Hilali’yi başta Afrin olmak üzere Kuzeydoğu Suriye’deki birçok şehirdeki kurumlara asılan Türkçe tabelaların olduğu fotoğrafları paylaşarak yanıtlayan SDG Sözcüsü Ferhat Şami, “Baas zihniyetinin sona ermesi için bu fikrin tamamen ortadan kalkması” gerektiğini belirtti. Şami, gerçek egemenliğin Suriye’nin asli unsurlarına karşı değil, dış müdahalelere karşı savunulması gerektiğini vurguladı.

13 sayılı kararnameye aykırı

Kürtçe tabela tartışmasına katılan Kuzeydoğu Suriye Demokratik Birlik Partisi (PYD) tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu durumun ulusal bütünleşme ruhuna, Suriyeliler arasındaki gerçek ortaklık ilkesine ve merkezi Şam yönetimi tarafından yayınlanan 13 sayılı kararnameye aykırı olduğu belirtildi.

PYD açıklamasında, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSD) arasında yapılan önceki anlaşmalar çerçevesinde, Hasake genelinde devlet kurumlarının yeniden faaliyete geçmesini sorumluluk bilinciyle karşılandığı ifade edildi. Vatandaşların işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik bu adımları değerli bulduğunu belirten PYD, Kürt dilinin kabulu ve Newroz’un resmi tatil ilan edilmesine ilişkin yayınlanan 13 numaralı başkanlık kararnameyi, üzerine yeni adımlar inşa edilebilecek olumlu bir başlangıç olarak gördüğünü kaydetti.

“Suriye’nin egemenliğini zayıflatmaz”

Açıklamada, Adalet Sarayı gibi stratejik kurumlarda Kürtçenin ihmal edilmesinin, Suriye’nin egemenliğini ve birliğini korumayı amaçlayan ulusal entegrasyon süreciyle bağdaşmadığı vurgulanan açıklamada, tabelalarda Kürtçeye yer verilmesinin Suriye’nin egemenliğini zayıflatmayacağını, aksine bu egemenliği gerçek anlamda güçlendireceği kaydedildi.

“Ulusal dil değil resmi dil olarak tanınmalı”

Tabelalardaki dil tercihinin mevcut anayasal metinlere dayandırılmasını eleştiren PYD, söz konusu bildirgenin Suriye halkının tüm bileşenlerinin iradesini tam olarak yansıtmadığını kaydetti. Mevcut anayasal düzenlemelerin ulusal çıkarlar doğrultusunda revize edilmesi gerektiğini belirten PYD; Kürtçenin sadece ulusal bir değer olarak değil, Suriye’nin resmi dillerinden biri olarak tanınmasının stratejik bir adım olacağını ifade etti.

“12 yıldır Kürtçe eğitim yapılıyor, seçmeli ders önerisini reddettik”

Merkezi Şam yönetiminin Kürtçe’ye karşı mesafeli yaklaşması ve ana dille eğitimin seçmeli dersler kapsamına almak istemesi Kürtler arasında tepki ile karşılanıyor. SDG’nin denetimindeki bölgede 12 yıldan beri okullarda Kürtçe eğitim yapılması nedeniyle Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulamayacağı belirtiliyor.

Konu ile ilgili Rudaw TV’ye konuşan Kobani Okullar Müdürü Rêzan Eto, savaş ve yaşanan göçler nedeniyle bölgedeki öğrenci sayısının 72 binden yarı yarıya düştüğünü, ancak Kürtçe eğitim vermekte ısrarlı olduklarını belirterek, Şam yönetiminin Kürtçeyi seçmeli ders yapma önerisini reddettiklerini söyledi.

Yeni eğitim-öğretim yılı için Kürtçe ders kitaplarının hazırlıklarını sürdürdüklerini belirten Eto, mevcut eğitim sisteminin geleceğinin ise henüz netlik kazanmadığını ifade etti. Eto, okulların tamamında Kürtçe eğitim sistemi uygulandığını vurgulayarak, “Evet, şu ana kadar Kürtçe temel eğitim dilimizdir. İkinci dönemin sonuna yaklaşıyoruz ve öğrencilerimizin karnelerini dağıttık. Sistemimiz, tüm müfredatıyla birlikte Kürtçe olarak işliyor. Yapılan son anlaşmanın ardından bize bölgenin resmi dili olan Kürtçe müfredatı tamamlayacağımız ve Özerk Yönetimin önümüzdeki yıl da aynı şekilde devam edeceği söylendi. Bize söylenen bu, ancak insan yine de tam emin olamıyor. Çünkü bu geçici hükümette her şey sözlü yürütülüyor, yazılı bir şey yok” dedi.

“Tüm alanlarda Kürtçe eğitim aldılar”

Eto, şöyle devam etti:

“2012 yılından ve 19 Temmuz Devrimi’nden bu yana çocuklarımızı Kürtçe eğitiyoruz ve bu durum bugüne kadar devam etti. Üniversite mezunlarımız ve dil uzmanlarımız var; fen bilimlerinden matematiğe ve edebiyata kadar tüm alanlarda Kürtçe eğitim aldılar. Müfredatlarımız hazırlandı ve 12 yıldır Kürtçe anadilde eğitim veriliyor. Eğitim seviyemiz iyi düzeyde; Rojava’daki (Kuzeydoğu Suriye) üniversitelerde Kürtçe okuyup doktor ve mühendis olan mezunlarımız var.”

“12 yıl Kürtçeden sonra Arapça’ya dönülmesi mümkün değil”

Eto, “Kobani Okullar Yönetimi olarak, Şam’ın Kürtçenin haftada iki saatlik seçmeli bir ders olması yönündeki önerisine karşı tutumunuz nedir?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Bu bizim bölgelerimizde kabul edilemez ve uygulanması imkânsızdır. Bir çocuğun 12 yıl boyunca Kürtçe eğitim gördükten sonra tekrar Arapça eğitime dönmesi mümkün değil. Kürtçe eğitim gören 70 bin öğrencimiz var; bu durum bir nesle büyük bir zarar verir. Şimdi kalkıp sil baştan Arapça okumamız büyük bir sorundur. Bizim talebimiz, haklarımızı ve özellikle Kürt dilini güvence altına alabilmemiz için Kürtçenin Suriye anayasasında resmi olarak yer almasıdır. Özerk Yönetimin yapacağı anlaşmalara göre biz de o doğrultuda hareket ederiz. Ancak kabul edilemeyecek bir ideolojinin bu müfredatın içinde yer alabileceğine inanmıyorum. Fakat bilimsel dersler açısından bakarsak; bir formülü Kürtçe, İngilizce veya Arapça okumanız fark etmez, hepsi aynıdır.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.