Sezgin Tanrıkulu, “15 köylüyü helikopterden atan TSK değil mi? AİHM kararıyla sabit hale gelen…” demişti

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik kelamlarının akabinde CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında soruşturma başlattı.
Katıldığı canlı yayında TSK’ya yönelik konuşan CHP’li Tanrıkulu hakkında “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama” ve “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ya da Aşağılama” suçlamalarından soruşturma başlatıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu hakkında, 08/09/2023 tarihinde TV100 isimli kanalda yayınlanan Özgür İfade Programının canlı yayınına telefonla bağlanarak yapmış olduğu yorumlarından ötürü 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 301. Unsurunda düzenlenmiş olan ‘Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama’ ve ‘5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216. Hususunda düzenlenmiş olan ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ya da Aşağılama’ suçlarından soruşturma başlatılmıştır.”
Sezgin Tanrıkulu ne dedi?
Tanrıkulu, TV100’de telefonla bağlandığı canlı yayında şu sözleri kullandı:
“TSK’nın yaptığı her şey, tenkitten azade değil. Biz milletvekiliyiz bunları sorgularız. TSK değil mi 12 Eylül’de darbe yapan? Bu ordu değil mi 15 Temmuz’da darbe teşebbüsü yapan, köyleri yakan… Benim takip ettiğim davalar var. 15 köylüyü helikopterden atan TSK değil mi? AİHM kararıyla sabit hale gelen… Biz eleştirel yaklaşırız. Soru sorarız, doğru olup olmadığını sorarız, TSK üzerinden buna şaibelerin kalkması amacıyla bunu sorarız. 40 yılda her şeyi doğru yapsaydı Türkiye bu durumda olmazdı. AİHM kararı orada, 15 tane köylü, kim attı? Bu kadar köyü yaktı? Daha yeni Roboski Uludere oldu… Sizler de eleştirel yaklaşamadığınız için Türkiye bu noktaya geldi.”
Sözleri gündem olan Sezgin Tanrıkulu, X hesabından yaptığı açıklamada, “Dünkü açıklamalarımdan sonra birtakım dijital platformlarda hakkımda ağır tenkidin ötesine varan açıklamalar yapan / yazan herkesle tek tek hukuk önünde hesaplaşacağım. Günü geldiğinde aman ‘Özür dilerim, ben yanlış yaptım, affedin’ vb sözlerle lütfen karşıma gelmeyin” dedi.