enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,4941
EURO
56,5185
ALTIN
6.795,29
BIST
14.379,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
27°C
Pazartesi Yağmurlu
23°C

TTB’den İBB davasındaki uzun duruşmalar için uyarı: Yorma yasağı ve kötü muamele açısından değerlendirilmeli

Değerlendirmede, duruşmaların haftada dört gün saat 10.00’da başladığı, bazı günlerde ise 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarılan değerlendirmede, müdafilerin her gün en az 100 kilometre yol kat etmek zorunda kaldığı, 53’ü tutuklu sanıkların ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya olduğu ve tüm tarafların yoğun stres altında bulunduğu hatırlatıldı.

TTB’den İBB davasındaki uzun duruşmalar için uyarı: Yorma yasağı ve kötü muamele açısından değerlendirilmeli
10.09.2026 17:30
1
A+
A-

Türk Tabipleri Birliği (TTB), İBB davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme ve yoğun stres nedeniyle  sanık, müdafi ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel işlevlerini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, söz konusu koşulların “yorma yasağı” ve kötü muamele açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların sanıklar, müdafiler ve diğer yargılama öznelerinin sağlıkları ile yargılamaya etkin katılım kapasiteleri üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel değerlendirme hazırladı. Değerlendirmede,  uzun ve ardışık duruşmaların fiziksel, ruhsal ve bilişsel yorgunluğa yol açabileceği, koşulların yorma yasağı ve kötü muamele açısından ele alınması gerektiği belirtildi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17 Ağustos 2026’da başlayan duruşmalarında haftada dört gün saat 10.00’da başladığı, bazı günlerde ise 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarılan değerlendirmede, müdafilerin her gün en az 100 kilometre yol kat etmek zorunda kaldığı, 53’ü tutuklu sanıkların ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya olduğu ve tüm tarafların yoğun stres altında bulunduğu hatırlatıldı.

Uzun süre uyanık kalma, yetersiz dinlenme, fiziksel yorgunluk ve yoğun stresin dikkat, hafıza, muhakeme ve karar verme gibi bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebildiği, taşikardi, hipotansiyon, hipoglisemi gibi etkilere neden olabildiği, bu etkilerin ise birbirini artırarak kişinin genel işlevselliğini ve kendisini koruma kapasitesini de zayıflatabildiği vurgulanan değerlendirmede, ulaşım yükü, tutukluluk, ağır ceza tehdidi ve belirsizliğin de eklenmesiyle sanıkların kendilerini ifade etme ve haklarını koruma, müdafilerin ise savunma görevlerini etkin biçimde yerine getirme kapasitelerinin azalabileceği belirtildi. Aynı koşulların yargılayan makamların muhakeme ve karar verme süreçlerini de olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

Değerlendirmede, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/1. maddesinde sanık ve şüphelinin beyanının özgür iradeye dayanması gerektiği, bunu engelleyici nitelikte “yorma” dahil bedensel veya ruhsal müdahalelerin yasaklandığı hatırlatıldı. Sağlık bilimleri açısından yorgunluğun yalnızca hissedilen bir durum olmadığı, uzun süreli uyanıklık ve yetersiz dinlenmenin kişinin değerlendirme, karar verme ve kendini ifade etme kapasitesini azaltabileceği belirtildi.

Bilimsel değerlendirmenin sonuç bölümünde ise söz konusu koşulların sanıkların, müdafilerin ve diğer yargılama öznelerinin sağlığını olumsuz etkileyebileceği, savunma, sorgu, soru sorma ve beyanda bulunma gibi faaliyetleri güçleştirebileceği ifade edildi. Adil yargılama süreçlerinin yeterli dinlenme olanağı sağlayan, kişilerin fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesi gerektiği vurgulanan değerlendirmede, ayrıca sürecin “insan eliyle oluşturulmuş travma” olarak kabul edilmesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-10 sınıflandırmasındaki Y07.3 koduyla belirtilen “işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele” kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı belirtildi.

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.