enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Türkiye Suriye’de yeni operasyonla ne hedefliyor, Türk ordusunu ‘güvenli bölgede’ ne bekliyor?

Uzun vakitten beri Suriye’nin kuzeyinde 30 kilometre derinliğinde “güvenli bölge” oluşturmayı hedefleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu …

Türkiye Suriye’de yeni operasyonla ne hedefliyor, Türk ordusunu ‘güvenli bölgede’ ne bekliyor?
26.05.2022 13:10
52
A+
A-

Uzun vakitten beri Suriye’nin kuzeyinde 30 kilometre derinliğinde “güvenli bölge” oluşturmayı hedefleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu doğrultuda yeni bir askeri harekâtın sinyalini verdi. Rusya’nın Ukrayna’da meşgul olduğu, ABD’nin Rusya’yı Suriye’den sıkıştırmak istediği, Ankara’nın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğini pazarlık konusu yaptığı bir periyotta Erdoğan “Güney sonlarımız boyunca 30 kilometre derinlikte inançlı bölgeler oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kısmıyla ilgili adımları atmaya başlıyoruz. Perşembe günü Milli Güvenlik Konseyi’nde kararımızı alacağız” dedi. Erdoğan, “Ülkemize ve inançlı bölgelerimize yapılan akınların merkezi pozisyonundaki alanlar harekât önceliğimizin başında yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, istihbaratımız, emniyet güçlerimiz hazırlıklarını tamamlar tamamlamaz bu operasyonlar başlayacaktır” diye ekledi. En son geçtiğimiz sene Ekim ayında sınır ötesi operasyonun yasal tabanı oluşturan tezkere meclisten geçirilmiş, ardından sahada hareketlilik artmış ama Rusya ve ABD’den yeşil ışık gelmeyince plan ötelenmişti. O vakit “Suriye Ulusal Ordusu” çatısı altında 35 bin milisin iki ana koldan harekete geçeceği ve 910 kilometrelik sonun üçte ikisinin kapatılacağı söyleniyordu.

Türk medyası maksatta Tel Rıfat, Menbic, Ayn İsa ve Tel Temir’in olduğunu yazmıştı. Buralar Türk ordusu ve bağlı milis güçlerin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Halk Muhafaza Birlikleri (YPG) ile kesişme noktaları. Buralar yönelik atışlar eksik olmuyor.

M-4 otoyolu fiili sona dönüşüyor
Geliştirilen askeri harekâtlar, konuşlanma stratejisi ve atış menzilleri dikkate alındığında Erdoğan’ın başındaki haritanın M-4 otoyolunu esas aldığı görülüyor.

Mümkün operasyonun muhtemel amaçları
Ayn İsa ve Tel Temir, Barış Pınarı ile tutulan iki bölgenin güneyinde M-4 yolunun üzerinde bir nevi ateşkes hattı olarak duruyor. M-4’ün stratejik ehemmiyetini Türkiye’nin tampon bölge kurgusunun lehine çevirmek için Ayn İsa ve Tel Temir 2019’dan beri maksatta tutuluyor.

Ayn İsa el değiştirirse güneyde Rakka’ya inen yol, Kobani ile Kamışlı arasındaki ilişki ve Menbic ile Fırat’ın doğusu arasındaki münasebet kesilmiş olacak. Bu durumda Menbic doğudan da baskı altına alınacak. Menbic’in kaybı Fırat’ın doğusunun Halep ve civarıyla alakasının darbe alması manasına da geliyor. Kürt güvenlik güçleri Asayiş’in bir mensubu, Kamışlı’nın el-Tay ilçesinde Suriye hükümet güçleriyle ortak bir denetim noktasında. Çok sayıda Hristiyan yerleşiminin bulunduğu Tel Temir ise hem M-4 yolunun güvenliği hem de Haseke’yi baskı altında tutmak için önemseniyor. fakat inançlı bölge kurgusunda simgeselliğiyle öne çıkan yer Kobani. Afrin burada da öteden beri Demokratik Birlik Partisi (YPD) çizgisindeki Kürtler güçlü. Fırat Kalkanı ile Barış Pınarı güçlerini birleştirmek için Kobani üzerinde bilhassa duruluyor. Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) taarruzları sırasında Erdoğan’ın “Düştü düşecek” sözleriyle gündeme gelen ve 6-7 Ekim olaylarını tetikleyen Kobani benzeyenzamanda ABD’nin Kürtlerle kurduğu iştirakin başladığı yerdi. Türkiye’nin fiilen ortadan kaldırmaya çalıştığı, türel bir statüye kavuşması için de bütün kartlarını kullandığı Kuzey ve Doğu Suriye Özerk İdaresi’nin merkezi Kamışlı ise hududun tabanında ve 30 kilometrelik şeridin tamamen içinde yer alıyor.

Kamışlı’nın altından geçen M-4 yolunun Türkiye sonuna aralığı de 8-9 kilometreye düşüyor. Tel Temir ve Ayn İsa’nın Türkiye sonuna arası ise 35-37 kilometreyi buluyor. Kamışlı’da havaalanının yanı sıra merkezde kamu binaları ve lojmanların bulunduğu yerler hükümet güçlerinin denetimi altında. Kobani’nin ezici çoğunluğu Kürtlerden oluşurken Kamışlı biraz karışık. Arap kaynaklara göre köyleriyle birlikte Kamışlı’nın yüzde 62’si Arap, yüzde 33’ü Kürt ve kalanı Hıristiyan. Kürt kaynaklara göre ise Kürt oranı merkezde yüzde 60-70, kırsal dahil edildiğinde oran yüzde 40-45’e iniyor.

Bölgedeki güçlerin dağılımı
2019’daki harekâttan sonra Fırat’ın doğusunda askeri denklem dramatik şekilde değişti. ABD Menbic, Kobani, Sırrin, Ayn İsa ve Tel Temir’deki güçlerini güneydoğuya ve petrol alanlarına çekerken Ruslar Tabka Üssü, Ayn İsa’daki 93’üncü Tugay, Sırrin Hava Üssü ve Kamışlı Havaalanı’na yerleşti. Ruslar ayrıyeten Menbic, Amude, Dirbesiye, Kobani ve Haseke’de varlık göstermeye başladı. Rusların bulunduğu üs ve noktaların sayısı 18’e ulaştı. Benzer şekilde Fırat’ın doğusunda pek çok yere intikal eden Suriye ordusu, Kobani ve Kamışlı dahil Türkiye ile sınır sınırlarına yerleşti. YPG’nin 30 kilometrenin altına indiğini göstermeye matuf bu güçler herhangi bir taarruzu karşılayacak büyüklük yahut kapasitede değil. Amerikan güçlerinin bulunduğu üslerin dördü Barış Pınarı ile denetim edilen alanın doğusunda Amude, Himo, Kahtaniye/Tırbespiye, Malikiye/Derik ve Rimelan’da. Kamışlı kırsalında devriye gezen ABD birlikleri M-4’ün çabucak altında yeni yapılan Kulayb Askeri Üssü’nün yanı sıra Tel Baydar’da da Amerikalılar var.

M-4’e yakın diğer iki üsten biri Tel Temir’in güneyinde Cebel Abdülaziz’de, başkası Tel Temir-Haseke yolu üzerinde. Öteki üsler Haseke’nin güneyi, Rakka ve Deyr el Zor taraflarında. Tartışmalı bir sayı olsa da ABD’nin toplam üslenme alanı 25 olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin muhtemel askeri operasyonlarını ilgilendirenler Ras’ul Ayn’ın doğusundaki üsler ile M-4 güzergâhındaki iki üs. Kamışlı’dan Dicle’ye kadar olan kısım ise ABD’nin ikmal çizgilerini içerdiği için bu alanda operasyon ihtimali dışlanıyor. Petrol bölgesi Rimelan da bu alanda M-4 yolunun üzerinde kalıyor. Ankara Semelka-Fişhabur ve El Yarubiye-Rabia kapılarını özerk idarenin kullanımına kapatmak için Suriye-Irak hududunun iki tarafını birlikte alan bir yaklaşım sergiliyor. fakat Amerikan çıkarları buna müdahaleye geçit vermiyor.

İnançlı bölgenin demografik boyutu
Erdoğan inançlı bölgeyi demografik yapıya müdahale manasına da gelecek şekilde Türkiye’deki sığınmacıların yerleştirileceği alanlar olarak gündemde tutuyor. Kimi hesaplara göre Dicle ile Fırat arasında bu şeritte yaşayan 850 bin insanın 650 bini Kürt, 180 bini Arap, 10 bini Türkmen, 10 bini Hristiyan. Erdoğan’ın 2019’da Birleşmiş Milletler Genel Konseyi’nde sunduğu plan da Menbic dahil Fırat’tan Irak sonuna kadar uzanan 32 kilometre derinliğindeki bölgede 5 bin nüfuslu 140 adet köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçede inşa etmeyi öngörüyordu.

Kamışlı bölgesindeki Suriye Ermenileri, 1915 olaylarının yıl dönümünde yapılan anma merasiminde bir araya geldi. Kürt nüfusun Arap ve Türkmenlerle seyreltileceği ve “düşman” olarak görülen YPG-SDG ögelerinin uzaklaştırılacağı bir plan ne Rusya ne ABD, ne de Suriye yönetimi nezdinde anlayış gördü. Bu şeritte yer alan Amude’de ise Kürtlerin yanı sıra Arap ve az sayıda Süryani yaşıyor. Kürtlerin ağır olduğu Derik de Süryaniler ve Arapların yanı sıra az sayıda Ermeni barındırıyor. Suriye yönetimi, Erdoğan’ın 1 milyon sığınmacıyı döndürme ve inançlı bölge oluşturma planını reddederken şu sözleri kullandı: “Böylesi bir güvenlik bölgesi, sınır bölgesini müdafaayı hedeflemiyor. Asıl hedef sömürgecilik ve terörist planlara yardım için ileri karakollar yaratmak.” 2019’da güneye çekilen Amerikan güçleri, Ekim 2021’de operasyon hazırlıklarına karşı olumsuz bir tavrın göstergesi olarak Tel Temir’e asker konuşlandırmıştı. Rusya da Tel Temir, Ayn İsa, Kobani, Menbic ve Halep’in kuzeyinde temas çizgilerine doğru Suriye ordusuyla ortak hareketler yapmakla kalmayıp Kamışlı Havaalanı’na ilk defa S-35s uçağı indirmişti. Ayrıyeten Tabka Hava Üssü’ne savaş uçakları göndermişti. Şimdi Rusya ve ABD’nin tavrı merak edilirken iki soru öne çıkıyor: Türkiye’nin NATO’daki vetosunu kaldırmasına rağmen Amerikan tarafı inançlı bölge planına göz yumar mı? Rusya, Ukrayna nedeniyle cendereye alınmışken 2020’de olduğu benzeri Türkiye ile baş başa gelmek ister mi?

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.