Ece Göksedef Bundan tam 70 yıl önce, NATO ilk genişlemesini iki komşu ülkeyi gün ittifaka alarak yaptı: Yunanistan ve Türkiye. Soğuk Savaş yıllarının başında NATO ülkeleri, doğu sonlarını genişletmeye çalışıyordu. Ege Denizi’nin karşı …

Ece Göksedef
Bundan tam 70 yıl önce, NATO ilk genişlemesini iki komşu ülkeyi gün ittifaka alarak yaptı: Yunanistan ve Türkiye.
Soğuk Savaş yıllarının başında NATO ülkeleri, doğu sonlarını genişletmeye çalışıyordu. Ege Denizi’nin karşı kıyılarındaki bu iki ülke, 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana problemler yaşasa da NATO’da müttefik oldu.
O günden sonra hem nüfusu, hem ekonomisi hem coğrafyasıyla daha avantajlı pozisyondaki ve askeri geleneği de güçlü olan Türkiye, NATO’nun en güçlü ordularından birine sahip oldu.
Ordusu, savunma yatırımları, birçok ülkeye de ihraç edilen askeri eğitim sistemi vepersonel sayısıyla NATO’nun en güçlü sınır ülkelerindendi Türkiye.
Öyle ki, ABD ile ileri teknoloji savunma sanayi projelerinin kritik ortaklarından biri de Türkiye’ydi. ABD üretimi F-16’lar (3. jenerasyon savaş uçakları) Türk Hava Kuvvetleri’nin bel kemiğini oluşturdu.
Ancak son periyotta bu durum değişti. Türkiye’nin en gelişmiş model (5. jenerasyon savaş uçakları) F-35 tipi uçakların üretiminde ortak olduğu projeden çıkarılması, F-16’ların geliştirilmiş versiyonunu (F-16 Viper olarak isimlendirilen jetler 4. kuşak olarak kabul ediliyor) satın almak için yaptığı teşebbüslerin yavaşlatılması, kimi savunma sanayi yaptırımları sebebiyle kritik kimi kesimleri ithal edememesi karşısında Yunanistan, hava kuvvetlerini ABD’den satın aldığı 4. ve 5. jenerasyon savaş uçakları ile Fransa’dan aldığı 4,5. kuşak Rafale uçaklarıyla geliştiriyor.
Peki bu durum, şu an Ege’de güç istikrarını değiştirecek bir tesire yol açtı mı?
ABD’nin eski Avrupa Kuvvetleri Komutanı, daha önce 2 yıl İzmir’de görev yapan ve ordudan 2018’de emekli olan General Ben Hodges, BBC Türkçe’nin bu mevzu ile ilgili sorusunu yanıtlarken “Bu gelişmelerin Türkiye’yi Yunanistan’a kıyasla daha güçsüz bir ordu pozisyonuna getirdiğini düşünmüyorum” diyor:
“Türkiye NATO’daki ikinci güçlü kara kuvvetlerine sahip, çok güçlü bir hava ve deniz kuvvetleri var. Ordusu, özel kuvvetleri de hesaba katarak, NATO’daki en tecrübeli ordulardan biri.
“Dolayısıyla birçok alanda zati üstünlüğü elinde tutuyor.”
Türkiye’nin hava aracı sayısı Yunanistan’ın hava araçlarının yaklaşık iki katı
98 gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin hava kuvvetleri üzerine incelemeler yapan ve araştırmalarını kamuya açık şekilde yayımlayan Çağdaş Savaş Uçakları Dünya Rehberi’nin (WDMMA) 2022’de hazırladığı en şimdiki rapora göre; Yunanistan Hava Kuvvetleri’nin envanterinde 372 adet etkin çalışan hava aracı var.
Bunun üçte biri (137 hava aracı) eğitim emelli kullanılan araçlar, yarısı da (188) saldırı emelli kullanılan, savaş ya da çatışma sırasında kullanıma hazır savaş uçakları. Geriye kalan kısmını da taşıma yahut lojistik emelli kullanılan araçlar ve helikopterler oluşturuyor.
Yunanistan Hava Kuvvetleri’nin işçi sayısı da 33 bin.
Yine benzer rapora göre tesirlilik açısından Türk Hava Kuvvetleri, Yunanistan Hava Kuvvetleri’ne kıyasla iki kat daha güçlü. Buna göre Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterinde 700’e yakın -pilotlu- hava aracı bulunuyor. Bunların yarıya yakını savaş uçakları, birçok ülkede olduğu gibi yaklaşık üçte biri de eğitim gayeli kullanılıyor.
Şu an Türkiye’nin etkin olarak kullanabildiği; envanterine 20 yıldan uzun süre önce girmiş olsa da modernize edilerek kullanılmaya devam eden 280 savaş uçağı var.
Türk Hava Kuvvetleri’nin 80 binin üzerinde işçisi var.
Yarısından fazlası etkin vazifede olmak üzere 800 bin ordu işçisi olan Türkiye, NATO’nun en güçlü ilk beş ordusu içindeyken, yaklaşık üçte biri faal misyonda olan 375 bin çalışanlı Yunanistan ordusu, her yıl 142 ülkenin askeri gücünü karşılaştıran bir liste yayımlayan GlobalPower’a göre NATO içindeki 10. güçlü ordu.
Yunanistan’ın 30 üyeli NATO içinde 10. sıraya yükselişi de çok eski sayılmaz.
Ülke bu sıraya, bilhassa Doğu Akdeniz’de yaşanan tansiyonlarla birlikte son yıllarda yaptığı savunma yatırımlarıyla yükseldi.
Türkiye, elindeki F-16’ların güncellenmesi için hâlâ ABD idaresinin cevabını beklerken Yunanistan, bundan daha gelişmiş ve yeni versiyonlar olan Fransız imali Rafale ve Amerikan imali F-35’leri satın almaya başladı.
Bu yatırımlar, ülkenin 2011’de yaşadığı ağır ekonomik krizden sonra -ve krize rağmen- sürat kazandı.
İki ülke de hava kuvvetlerinde yüzde 90 oranında, ABD başta olmak diğer NATO ülkelerine bağımlı. Lakin Yunanistan’ın hem işçi eğitimi ve sayısı, hem teknoloji üretimi gibi bahislerde kapasitesinin sınırlı olduğunu not etmek gerekiyor.
Burada yeni bir soru ortaya çıkıyor: Pilot, işçi ve uçak sayısı arasındaki fark ne kadar önemli? Yapılan yatırımlarla Yunanistan, teknolojik alanda kapasitesini daha fazla yükseltebilir mi?
ABD’li emekli general Hodges, bu sorunun karşılığını “Tek bir sistem her şeyi değiştirme kapasitesine sahip olamaz” diyor lakin Türkiye’nin bu durumu farklı bir şekilde telafi etmemesi halinde işlerin değişebileceğini söylüyor:
“Tek bir uçak modeli yahut silah sistemi, bütün her şeyi değiştirmez. Satın alınan bu sistemleri yönetmek, bakım ve tamiri da çok önemli bir masraf. Bütün paralarını buna akıtırlarsa o zaman diğer gereklilikler için geriye para kalmaz.
“Yani rakamsal olarak bu sistemler bir avantaj sağlamaz. Lakin bu satın almalar kalite açısından bir avantaj sağlayacaktır.
“Eğer Türkiye bunu diğer şekilde telafi etmezse, bu durumun güç istikrarı üzerinde bir tesiri olacaktır.”
Rusya’dan satın alınan S-400 füze savunma sisteminin kesimleri Haziran 2019’da Türkiye’ye ulaşmaya başladı.
ABD, bu sistemlerin NATO sistemleriyle uyumlu olmadığı ve saklı askeri bilgilerin Rusya’nın eline geçebileceği gerekçesiyle Ankara’ya tepki gösterdi ve Temmuz 2019’da yeni jenerasyon savaş uçağı F-35 üretim sürecinden Türk ortaklarını çıkarttı.
Haziran 2022’ye gelindiğinde Yunanistan, ABD’ye 20 adet F-35 satın almak için resmen başvurdu.
Ellerindeki F-16’ların da güncellenmesi için talepte bulundu.
Atina yönetimi, F-35’lerin 2027 ya da 2028’de ülkeye ulaşmasını bekliyor.
Türkiye ise 2021 sonunda bu yana ABD’li Lockheed Martin tarafından üretilen 40 adet F-16 ve 80’e yakın F-16 modernizasyon kiti almak için ABD’ye yaptığı müracaatın sonucunu bekliyor.
4. jenerasyon sayılan F-16 Blok 70’lerde sürat büyük oranda artırılırken Viper F-16’lar da radarı nedeniyle 4+ kategorisinde bedellendiriliyor.
Türk Hava Kuvvetleri, programdan çıkarılmadan önce 100 adet F-35 almayı planlıyordu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem “F-35’te yaşananlar kararlığımızı artırdı, inşallah kendi savaş uçağımıza kavuşacağız” açıklaması yapmıştı.
Ankara, 2010 yılında 5. jenerasyon bir yerli savaş uçağı için çalışmalara başladığını açıklamış; 2018 sonunda da Milli Muharip Uçak (MMU) ismi verilen TF-X uçaklarının üretimine resmen başlamıştı.
TX-F’lerin ilk test uçuşunun 2025’te yapılması; seri üretime de 2030’da başlanması planlanıyor.
Eğer planlandığı giderse, 5. jenerasyon savaş uçaklarının Türk Hava Kuvvetleri’ndeki mevcut filonun yerini alması 2040’ı bulacak.
Bu esnada ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya ise 6. kuşak için çalışmaya başladı bile.
Emekli general Hodges da, tüm bu gelişmelerin uzun vadede Türkiye’nin savunma alanındaki pozisyonunu güçsüzleştirme riski olup olmadığı sorusuna “Evet, bu stil bir savunma kapasitesine erişim açısından Türkiye geride kalır” karşılığını veriyor:
“Türkiye’nin F-35 programına katılmasının bir nedeni vardı: Onlar da bu kapasiteye muhtaçlıkları olduğunu biliyorlardı.
“Ama siyasi bir karar aldılar, isabetsiz bir stratejik seçim yaptılar ve kendilerini bu bahtsız durumun içinde buldular.”
Sadece satın alınan uçaklar değil, ABD’nin Yunanistan’da giderek daha fazla askeri ögesi üslendirmesi de ABD’nin uzun vadeli planları konusunda soru işaretleri doğuruyor.
Amerikalı yetkililer, Dedeağaç’taki üssü uzun yıllardır planlandığını; bunun Yunanistan’da Çin ve Ruslara ait diğer limanlara alternatif olarak, Rus tehdidine karşı geliştirildiğini ifade ediyor.
Atina’da bulunan Pire Limanı Çin’in ticaret devi Cosco’ya, Selanik Limanı da Rus bir oligarka ait.
ABD’li yetkililer Türkiye’nin F-35 programında olmamasını ise Ege’deki güç istikrarını değiştirmeye yönelik bir adım değil; Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alınmasının sonucu olduğunu; ABD kanunlarına göre hareket edildiğini belirtiyorlar.
Bu gelişmeleri hatırlattığımız Hodges, “Bildiğimiz kadarıyla S-400’ler kutularında bekliyor. Türkiye attığı bu adımdan geri dönebilir, o sistemleri Ukrayna’ya verebilir örneğin ve F-35 programına geri dönebilir. O zaman bugünkünden çok farklı bir pozisyonda olur” diyor ve ekliyor:
“Naif değilim, Erdoğan’ın seçim döneminde bu kararı vermesinin zor olacağını biliyorum. ama Rusya’yla bu muahedeyi yaparken bunun olacağını biliyorlardı.”
İki ülkenin NATO’nun en güçlü orduları ile ilişkileri zaman içinde nasıl değişti?
Temmuz 2020’de Yunanistan’ın kuzeyinde, Türkiye sonuna 20 km aralıktaki Dedeağaç’ta ABD askeri üssü kurulduğuna dair haberler sızdırıldı.
Bölgedeki askeri üste Amerikan uçakları ve askerlerinin görüntüleri basına verildi, periyodun Yunanistan Savunma Bakanı ve ABD’nin Atina Büyükelçisi de üssü ziyaret etti.
Bu sırada ABD, Türkiye’deki İncirlik Üssü’nden Patriot savunma füzelerini çekeli 5 yıl olmuştu.
Ocak 2021’de Yunanistan, Doğu Akdeniz tansiyonunda açıkça Yunanistan’dan yana hal alan Fransa ile (altısı yeni üretim, 18’i Fransız Hava Kuvvetleri’nin kullandığı ikinci el olmak üzere) 24 adet Rafale savaş uçağı satın alma mutabakatı yaptı. Bunun karşılığında 2,6 milyar dolar ödemeyi kabul etti.
2021’in Şubat ayında, Dedeağaç’taki üssü de kapsayacak şekilde ABD ve Yunanistan ordusu geniş çaplı bir ortak tatbikat yaptı.
Bu yılın Temmuz ayında ise Yunanistan Savunma Bakanı Nikolaos Panagiotopoulos, ülkesinin F-35 ortak üretim programının bir modülü olmak istediğini ve bunu ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ile görüştüğünü söyledi.
Ankara, programa katılırken ilk evrede 1,4 milyar dolar ödediğini açıklamıştı. Yunanistan basını ise alacağı F-35’lerin bedelini 1,8 milyar dolar olarak belirtiyor ve haberlerinde “Yunanistan’ın 5. jenerasyon bir savaş uçağına sahip olması için bu miktarı ödemeye değer” yorumlarına yer veriyor.
Bu yılın Eylül ayında, Türkiye hâlâ F-16 modernizasyonu için Kongre kararını beklerken Yunanistan, güncellenmiş ilk iki F-16 Viper uçağını alarak pilotların eğitimine başladı.
F-16’ların Yunanistan’a ulaştığı gün ABD’nin Atina Büyükelçisi George Tsunis, ülkenin ihtiyaç duyduğu tüm F-16 güncellemelerinin 8 yıl süreceğini ve 1,5 milyar dolara mal olacağını açıkladı.
Tsunis, ABD’nin tavrını ortaya koyan tabirler kullandı:
“F-16 Viper’lar NATO’nun 4 ve 5. kuşak uçaklarıyla ortak olarak çalıştırılabilecek ve ittifakımızın güvenlik çıkarlarımızı savunmasında çok önemli bir yer tutacak.”
Bu ortada ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’nin talep ettiği F-16 modernizasyonu yapılması karşılığında ABD Başkanı Joe Biden’ın “Türkiye’nin bu uçakları Yunanistan hava sahasında kullanmasının önüne geçmesi için somut adımları belirlemesini” istedi.
Şu an Avrupa genelinde 6 ülkede toplam 120 adet F-35 kullanılıyor. 2030’larda bu sayının 600’ü geçmesi ve jetlerin 10 Avrupa ülkesinin envanterine girmesi planlanıyor.