Yeni yapay zekâ destekli bir teknoloji, kendilerinde sperm hücresi bulunmadığı söylenen ve çocuk sahibi olamayan erkeklerde sperm hücrelerini tespit ederek, yıllardır çocuk sahibi olmaya çalışan çiftlere yeni bir şans sunuyor. BBC’de yer alan habere …

Yeni yapay zekâ destekli bir teknoloji, kendilerinde sperm hücresi bulunmadığı söylenen ve çocuk sahibi olamayan erkeklerde sperm hücrelerini tespit ederek, yıllardır çocuk sahibi olmaya çalışan çiftlere yeni bir şans sunuyor.
BBC’de yer alan habere göre, gerçek isimlerini vermek istemeyen Penelope ve Samuel çifti yıllarca çocuk sahibi olamayacaklarını düşünürken yeni geliştirilen yapay zekâ destekli teknoloji sayesinde çocuk sahibi olabildi. Penelope ve eşi Samuel, yapılan çok sayıda testin ardından Samuel’in Klinefelter sendromu olduğunu öğrendi. Erkekleri etkileyen bu genetik durum, fazladan bir X kromozomuyla doğulmasından kaynaklanıyor ve çoğu zaman yetişkinliğe kadar teşhis edilmiyor.
Klinefelter sendromu olan kişilerin büyük bölümü, ejakülatlarında çok az sperm üretiyor ya da hiç sperm üretmiyor. Bu durum azospermi olarak biliniyor. Kısırlık sorunu yaşayan erkeklerin yaklaşık yüzde 10’unda azospermi görülüyor.
“Gizli” spermi keşfediyor
Penelope ve Samuel’in çocuk sahibi olması Columbia Üniversitesi tarafından azospermili erkeklerde spermi izlemek için geliştirilen ve Star (Sperm Track and Recovery) sistemi olarak bilinen yeni bir teknik sayesinde mümkün oldu. Sistem, bu durumdaki erkeklerde bulunabilen az sayıdaki “gizli” spermin tespit edilmesine ve yerinin belirlenmesine yardımcı olmak için yapay zekâdan yararlanıyor.
Kısırlık dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor; üreme çağındaki yaklaşık her altı kişiden biri, yaşamı boyunca en az bir kez hamile kalma konusunda sorun yaşıyor. Erkek kaynaklı kısırlık, vakaların yüzde 50’ye varan kısmında etkili bir faktör olurken, tüm erkeklerin yüzde 1’inde azospermi görülüyor.
Bu da dünya genelinde potansiyel olarak milyonlarca erkeğin sperm sayısının, tek tek sperm hücrelerinin bulunmasını son derece zorlaştıracak kadar düşük olduğu ve bu nedenle azospermik kabul edildikleri anlamına geliyor. Yapay zekânıın bu gizli spermleri bulma gücü, ebeveyn olmayı uman kişiler için umut yaratabilir.
Yüzlerce kişi sıra bekliyor
Beş yıllık geliştirme sürecinin ardından Star sistemiyle dünyaya gelen ilk bebek, yaklaşık 20 yıldır kısırlıkla mücadele eden bir çiftin sonunda çocuk sahibi olmasını sağladı.
İlk Star bebeğinin dünyaya gelmesinden bu yana teknoloji doğurganlık merkezinde düzenli olarak kullanılıyor; dünyanın dört bir yanından çocuk sahibi olmayı uman kişilerin yer aldığı bekleme listesi yüzlere ulaştı.
Star sistemini geliştiren ekibin yaptığı ek testlerde Star, eğitimli bir teknisyenin manuel aramasına kıyasla 40 kat daha fazla sperm bulabildi.
Genellikle bir semen örneğinde mililitre başına on milyonlarca sperm bulunuyor. Sperm sayısının tahmin edilebilmesi için örnekten alınan çok küçük bir damla mikroskop altında inceleniyor; bu sırada spermlerin hareketli ve sağlıklı olup olmadığına da bakılıyor. Ancak azospermik örneklerde, tüm örnek içinde yalnızca tek bir sperm bulunabiliyor. Bazı vakalarda ise hiç sperm görülmüyor. Örneği her seferinde çok küçük bir damla üzerinden taramak süreci zorlaştırabiliyor.
(Editör: Melis Karaca)