enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,8370
EURO
55,8430
ALTIN
6.803,90
BIST
13.198,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
17°C
İstanbul
17°C
Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C

Zozani’den yeni süreç mesajı: Çözüm yalnızca silahların bırakılmasıyla tamamlanmaz, sıra demokratik çözümde

Zozani’nin “Kürt Sorununda Çözüm Parametreleri ve Yöntem” adlı kitabı, 2015 öncesindeki çözüm tartışmalarında ortaya koyduğu çerçeveyi sistematik biçimde ele alıyor. Kitabın bugün yeniden gündeme gelmesinin temel nedeni ise yıllar önce sıralanan başlıkların önemli bölümünün silah bırakma sonrasındaki yeni süreçte yeniden tartışmaya açılması.

Zozani’den yeni süreç mesajı: Çözüm yalnızca silahların bırakılmasıyla tamamlanmaz, sıra demokratik çözümde
23.09.2026 13:00
0
A+
A-

24. Dönem HDP Hakkâri Milletvekili Adil Zozani, “Kürt Sorununda Çözüm Parametreleri ve Yöntem” adlı çalışmasında, silahlı mücadelenin sona ermesini Kürt siyasetinin taleplerinden vazgeçiş olarak değil, mücadele yönteminde yaşanan değişiklik olarak değerlendirdi. Zozani’ye göre silahların devre dışı kalmasının ardından çözümün kalıcı hale gelmesi, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve siyasi-hukuki adımların atılmasıyla mümkün olabilir.

Zozani’nin 2015 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan’a yazdığı mektuplarda bugün yeniden gündeme gelen birçok başlığın yıllar önce tartışmaya açıldığı görülüyor.

Zozani’nin çözüm sürecine ilişkin değerlendirmeleri, geçmişte kaleme aldığı iki mektupla bugün yaptığı analizleri aynı eksende buluşturuyor. Zozani’ye göre yeni süreç, yalnızca PKK’nın silah bırakması üzerinden değil, silahlı mücadelenin ardından ortaya çıkacak yeni demokratik siyaset zemininin nasıl oluşturulacağı üzerinden okunmalı.

Zozani, yeni süreci demokrasi ve barış çerçevesinde ele alıyor ve Türkiye’de Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesinin hem Türkiye’nin iç barışı hem de bölgesel ilişkileri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

“Silah bırakmak yöntem değişikliğidir”

Zozani’nin yeni sürece ilişkin en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri, PKK’nın feshi ve silahlı mücadeleyi bırakmasına ilişkin. Zozani, günümüzde silahlı mücadeleyle siyasi hedeflere ulaşmanın zemininin ortadan kalktığını, demokratik siyaset üzerinden taleplerin ifade edilebildiği bir ortamda çatışmanın sürdürülmesinin doğru bir yöntem olmadığını ifade ediyor.

Ancak Zozani, silah bırakma kararının Kürt siyasetinin temel taleplerinden vazgeçmesi anlamına gelmediğinin de altını çiziyor. Ona göre burada yaşanan esas değişiklik, mücadele yönteminde gerçekleşti.

Bu yaklaşım, Zozani’nin 2013 Nevruz çağrısına ilişkin geçmişte yaptığı değerlendirmeyle de örtüşüyor. Zozani, “Silahlar sussun, demokratik siyaset konuşsun” çağrısını yeni bir siyasi mücadele kulvarının açılması olarak yorumluyor.

Yeni dönemin kilit başlığı: Demokratik siyasete alan açılması

Zozani’nin analizinde Meclis’in rolü de öne çıkıyor. Parlamentoda farklı siyasi aktörlerin aynı masada çözüm arayışına katılmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren Zozani, mevcut yasal düzenlemenin sürecin ilerlemesi açısından değer taşıdığını ancak siyasi yasaklara ilişkin hükümlerin Kürt siyasetinin demokratik katılımını zorlayabileceğini belirtiyor.

Zozani’ye göre silahlı yapının ortadan kalkmasıyla birlikte demokratik siyasetin önündeki alanın genişletilmesi gerekiyor. Aksi durumda silahı bırakma kararı alan aktörlerin demokratik siyasete katılımı konusunda yeni bir sorun ortaya çıkabilir.

Bu değerlendirme, bugün yürürlükte bulunan yasal çerçeve açısından da güncel bir tartışmaya işaret ediyor. 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7595 sayılı Kanun, PKK/KCK’nın faaliyetlerinin sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin tespit edilmesi sonrasında bazı soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerine ilişkin uygulanacak hükümleri düzenliyor.

“Çözüm yalnızca silahların bırakılmasıyla tamamlanmaz”

Zozani’nin yaklaşımında sürecin ikinci aşaması, silahların bırakılmasından sonra hangi siyasi ve hukuki adımların atılacağı. 2015 yılında kaleme aldığı çalışmada çözüm için özgürlük, demokrasi ve farklılıkların gönüllü bir aradalığı olmak üzere üç temel kavram ortaya koyan Zozani, Kürt kimliğinin demokratik sistem içerisinde kolektif varlık alanı bulması gerektiğini savunuyor.

Daha somut olarak ise dört başlık belirliyor:

– Anadilde eğitim ve anadilde kamusal hizmet hakkı,

– Siyasi statü hakkı,

– Örgütlenme hakkı,

– Bu hakların anayasal ve yasal güvenceye alınması.

Zozani, kimlik ve kültürün yalnızca bireysel haklar üzerinden ele alınmasının yeterli olmadığını, bireysel ve toplumsal hakların birbirinden tamamen ayrıştırılamayacağını belirtiyor.

2015’te Erdoğan’a: Önünüzde bir fırsat var

Zozani’nin bugün yaptığı değerlendirmelerin dikkat çekici bir başka boyutunu, 31 Temmuz 2015’te dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektup oluşturuyor. Suruç saldırısı ve yeniden başlayan çatışmalı ortamın yarattığı kaygıları aktaran Zozani, mektubunda çözüm sürecinin yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor. Oslo ve İmralı süreçlerinin neden tıkandığını değerlendirirken, tarafların birbirlerinin niyetini sürekli sorgulamasının müzakere zeminini zayıflattığını belirtiyor.

Mektubun son bölümünde ise Erdoğan’a doğrudan bir çağrıda bulunarak, Kürt sorununun kalıcı çözümü konusunda dönemin Cumhurbaşkanı’nın önünde bir fırsat bulunduğunu ifade ediyor.

Mektupta “masa” uyarısı

Zozani’nin 2015 tarihli metninde bugün de tartışılan müzakere yöntemine ilişkin olarak dikkat çekici öneriler bulunuyor. Zozani, çözüm masasında tarafların birbirlerinin samimiyetini sürekli test etmek yerine ilkesel tutumlarını ortaya koymaları gerektiğini savunuyor. “Güven” yerine “tedbir” kavramının esas alınmasını öneriyor ve tarafların geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan kaygılarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Ayrıca hükümetin çözüm siyasetini seçim hesapları üzerinden yürütmemesi, demokratik kolektif haklara ilişkin düzenlemelerin ertelenmemesi ve anayasal çözüm beklentisinin karşılık bulması gerektiğini ifade ediyor.

Öcalan’a mektubunda dört maddelik çözüm çerçevesi

Zozani’nin 12 Ağustos 2015’te Öcalan’a gönderdiği mektupta Kürt meselesinin bölgesel boyutu, Kürtlerin parçalanmışlığı, Türkiye’nin devlet geleneği ve legal demokratik siyasetin konumu geniş biçimde ele alınıyor.

Mektubun çözüm bölümünde Zozani, meseleyi dört temel başlıkta topluyor: anadilde eğitim ve kamusal hizmet, siyasi statü, örgütlenme hakkı ve bütün bu hakların anayasal-yasal güvenceye alınması.

Öcalan’a yazdığı mektubun sonunda müzakerenin sürdürülebilmesi için tarafların birbirlerinin niyetini sorgulamak yerine tedbirli ve ilkeli davranması, şiddeti çağrıştıran söylem ve uygulamalardan uzak durulması, demokratik siyasetin önünün açılması ve çözümün seçim hesaplarından bağımsız ele alınması gerektiğini sıralıyor.

“Masa bir kez kuruldu mu terk edilmemeli”

Zozani’nin yıllar önceki metinlerinde en fazla öne çıkan mesajlardan biri de müzakere masasının korunması. Zozani, demokratik çözüm için masa kurulduktan sonra yaşanabilecek siyasi ve yöntemsel krizlerin masanın tamamen terk edilmesine gerekçe yapılmaması gerektiğini savunuyor. Ona göre müzakere deneyimi, tarafların birbirlerine ilişkin tarihsel kaygılarını da hesaba katan yeni bir yöntem geliştirmeyi gerektiriyor.

Bugünkü sürece ilişkin değerlendirmesinde de aynı yaklaşımı sürdüren Zozani, PKK’nın silah bırakmasını nihai çözüm olarak değil, demokratik siyasete geçişin önünü açan bir yöntem değişikliği olarak ele alıyor.

Kitabındaki yaklaşım bugün yeniden tartışılıyor

Zozani’nin “Kürt Sorununda Çözüm Parametreleri ve Yöntem” adlı kitabı, 2015 öncesindeki çözüm tartışmalarında ortaya koyduğu çerçeveyi sistematik biçimde ele alıyor. Kitabın bugün yeniden gündeme gelmesinin temel nedeni ise yıllar önce sıralanan başlıkların önemli bölümünün silah bırakma sonrasındaki yeni süreçte yeniden tartışmaya açılması.

Zozani’nin bugünkü değerlendirmesinin merkezinde de şu yaklaşım bulunuyor: Silahlı mücadelenin sona ermesi, çözüm tartışmasının sona ermesi değil; çözümün yönteminin değişmesi anlamına geliyor. Demokratik siyasetin alanının genişletilmesi, kolektif hakların tartışılması ve hukuki güvencelerin oluşturulması ise sürecin sonraki aşamasının temel başlıkları olarak öne çıkıyor.

Meclis’teki yeni süreç de bu tartışmanın hukuki boyutunu taşıyor. TBMM’de kabul edilen yasal düzenleme, silahların teslimi ve örgütsel faaliyetin sona erdiğinin tespiti sonrasında uygulanacak hukuki sonuçları belirlerken, sürecin siyasi boyutunda demokratik katılım ve kalıcı çözüm başlıkları tartışılmaya devam ediyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.