5 yılı aşkın müddettir Edirne’de tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kasıntı, kuruntu, abartı tiplerden kurtulmak …

5 yılı aşkın müddettir Edirne’de tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Kasıntı, kuruntu, abartı tiplerden kurtulmak istiyorsanız seçim kriterlerinize “aşk”ı da ekleyin derim. En azından buna aynı uyduruk, göstermelik “seçme” zorunluluğunun ortadan kalkacağı özgür vakitlere kadar bu türlü davranın” sözleri kullandı.
Demirtaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden Gazete Duvar için bir yazı kaleme aldı. Demirtaş yazısında seçim kriterlere “aşk”ı da eklemek gerektiğini ifade ederek, “Nasıl bir cumhurbaşkanı adayı” sorusu bu sıralar çok revaçta. Bana da soruyorlar, çaktırmadan kendimi tanım ediyorum. Herkes o denli yapmıyor mu? Dürüst, bilgili, yiğit, tecrübeli, hırstan ve kibirden azade, demokratik pahaları içselleştirmiş, gelmişi geçmişi pak vs. Tamam, bu çeşitten genel geçer kriterlere eyvallah diyelim. ama bir kriter var ki hepsinden önemli, hepsinden değerlidir: Aşk’ı biliyor mu? Hiç aşık olmuş mu? Bu sorunun değerini lakin aşıklar bilir ve fakat aşkın ne demek olduğunu çözebilmiş ölümlüler yanıtın ne kadar çok önemli olduğunu idrak edebilir” dedi.
“Aşkı bilmeyene oy yok”
Demirtaş yazısına şöyle devam etti:
“Peki siz biliyor musunuz aşk’ı? Emin değilseniz size yardımcı olayım; ben de tam olarak bilmiyorum ama bilmeye, öğrenmeye, anlamaya çalışıyorum. Bunun için de önce, doğduğum andan itibaren zihnime itelenen, tıkıştırılan bir dolu kalıbı unutmaya, yok saymaya uğraş ediyorum. Zira çağdaş dünyada aşka ulaşmamızı engelleyen şey bilgi eksikliği değil fazlalığı, daha doğrusu bilgi gereksizliğidir.
Kasıntı, kuruntu, abartı tiplerden kurtulmak istiyorsanız seçim kriterlerinize “aşk”ı da ekleyin derim. En azından buna benzeyenuyduruk, göstermelik “seçme” zorunluluğunun ortadan kalkacağı özgür vakitlere kadar bu türlü davranın.
Yani ez cümle, “parlamenter sistem”, “başkanlık sistemi”, “altılı ya da üstülü masa” falan tamam da hiç aşık oldun mu be kardeşim? Dünyaya, kainata, beşere, topluma, tabiata, diğer canlılara, ötekine hiç öteki bir gözle bakmayı başardın mı? Yoksa dinlerin, ideolojilerin ve devletin kafana tıkıştırdıklarıyla mı yetindin bugüne kadar?
Ben olsam her yerde yüksek sesle bağırırdım: “Aşık olmayana, aşkı bilmeyene oy yok!”