enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5976
EURO
52,9303
ALTIN
6.590,59
BIST
13.994,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Yağmurlu
22°C

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Eğitime hep birlikte odaklanalım, particiliğe de gerek yok; bu çocuklar bizim çocuklarımız, oburlarının çocukları değil

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Türkiye’de hiçbir sorunu salt olarak çözdüğünüzde hiçbir sorun çözülmeyecektir. Buna …

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Eğitime hep birlikte odaklanalım, particiliğe de gerek yok; bu çocuklar bizim çocuklarımız, oburlarının çocukları değil
29.09.2022 18:06
21
A+
A-

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Türkiye’de hiçbir sorunu salt olarak çözdüğünüzde hiçbir sorun çözülmeyecektir. Buna ekonomi dahil, buna sağlık sistemi dahil, buna konut sistemi dahil, barınma sorunları dahil.eğitimi çözersek Türkiye’de bütün sıkıntılar zaten çözülecektir. O yüzden benim bütün siyasi partilere çağrım; eğitime hep birlikte odaklanalım, eğitimi birlikte şekillendirelim. Particiliğe de gerek yok, zira bu çocuklar bizim çocuklarımız, diğerlerinin çocukları değil. O yüzden eğitim noktasında ayrışmak değil birleşmek, bence en doğrusu olacaktır” dedi.

Hüseyin Baş, Cumhuriyet TV’de Şahin Aybek‘in sorularını yanıtladı. Baş, özetle şunları söyledi:

“Türkiye’de hiçbir sorunu salt olarak çözdüğünüzde hiçbir sorun çözülmeyecektir. Buna ekonomi dahil, buna sağlık sistemi dahil, buna konut sistemi dahil, barınma sorunları dahil.fakat eğitimi çözersek Türkiye’de bütün sıkıntılar resen çözülecektir. O yüzden benim bütün siyasi partilere çağrım; eğitime hep birlikte odaklanalım, eğitimi birlikte şekillendirelim. Particiliğe de gerek yok, zira bu çocuklar bizim çocuklarımız, oburlarının çocukları değil. O yüzden eğitim noktasında ayrışmak değil birleşmek, bence en doğrusu olacaktır.

“Sürekli sistem değişti, bunun yanında eğitim bedelsiz bir hal aldı”

Türkiye’de temel sorun daima olarak sistemin değişmesi ve bundan öğretmenler de veliler de öğrenciler de çok şikayetçi. Daima bir sistem değişti, bunun yanında eğitim bedelsiz bir hal aldı. 15-20 milyon insan, ilkokuldan üniversiteye kadar, eğitim görüyor. Bu 15-20 milyon insanı eğitelim diye değil de ‘bu kadar insan sokağa çıkarsa biz bunlarla baş edemeyiz, bunların parası da yok, iktisada de külfet, yarın öbür gün başlarının tası atsa hepimize sorun oluşturur’ diyerek bunları sokaktan uzaklaştırmanın formülü olarak binalar yaptılar, okullar oluşturdular. Bugün eğitimde okulların mahiyeti, üniversitelerin mahiyeti; ‘gençler hayata girmesin ve buralarda zaman geçirsinler, buralarda güçlerini atsınlar, ondan sonra 20 küsurlu yaşlara geldiklerinde zati bunların önünde askerlik, iş kurma, evlilik benzeri sorunlar olacağı için bunlar 30-35 yaşına kadar nefes almadan devam eder’. Bu daha eskiye dayanan bir durum ama 20 yıldır bunun üzerine hiçbir şey konulmadı.

“Tarih öğretmeni tarih bilmiyor, matematik öğretmeni matematik bilmiyor”

Pozitif bilimler, bilimsel faaliyetler yenilendi, değişti, yeni ufuklar açıldı ve buna ayak uydurulamadı. Bunun yanı sıra sosyal bilimlerde tarih değişmedi, ideoloji değişmedi, coğrafya değişmedi; lakin bunları anlatma biçimleri değişti, bunları öğrencilere algılatabilme metotları değişti ve biz müfredatımızı yenileyemedik. Babam da öğretmendi. Ben öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inanıyorumne yazık ki tarih öğretmeni tarih bilmiyor, matematik öğretmeni matematik bilmiyor. Sonuç olarak öğretmenlerin tamamı da mevcut eğitim sisteminden çıkıyor. Önemli manada kalitesi düşürülmüş bir eğitim mantığı ortaya çıktı. Bunun yanında öğrenciler arasında önemli bir fark oluştu, eğitimi parayla satın almak bir adet gelişti. Bu da şunu getirdi; iki çocuk, ikisi de yüksek kapasiteye sahip. Birisinin ailesi koşulları düzgün olduğu için çocuğuna özel eğitimle birlikte hoş bir hayat sundu,bir başkası bu imkanlara sahip olmadığı için çocuğuna da bu imkanları sunamadı ve gittiği devlet okulunda kabalalık sınıflarda, öğretmenin olmadığı ortamlarda, öğretmenlerin de mali şartları abes bir durumda, şahsi sorunundan ötürü öğrencisine odaklanamayan öğretmenlerden ders almak zorunda kaldılar ve bu türlü bir sorun oluştu. Türkiye’de sosyal devlet bir slogan olarak devam ederken sosyal devlete çok aykırı işler yapıldı.

“Vatandaşın prestijinden tasarruf olmaz”

Bence de prestijden tasarruf olmazkimin prestijinden tasarruf olmaz? Bir milletin prestiji, sizin dış toplumlara karşı sergileyebildiğiniz tavırdır. Bugün mesela Alman toplumu, Japon toplumu, Amerikan toplumu, prestijli bir toplumdur. Bu prestiji o ülkelerin başındaki insanların bindikleri uçaklarla, oturdukları saraylarla edinmiyorlar. Nasıl veriliyor bu prestijler? Bir turizm faaliyeti oluyor, bize geliyor adamlar, binlerce euro para harcayabiliyor. Bundan Ötürü vatandaşın prestijinden tasarruf olmaz, bu bahiste hem fikiriz.

“Sömürgeciliğin şimdi merkezi olan bir ülkedeyiz”

Sömürgeciliğin şimdi merkezi olan bir ülkedeyiz. Türkiye’yi, hangi ülkeye gitseniz şöyle tarif ederler; ‘ucuz iş gücü olan ülke’. Bundan Ötürü biz ucuz iş gücü olunca bizim nitelikli çalışanımız ucuz iş gücünün içine katılmak istemiyor. Ben, dünyanın birçok yerini gezmiş, görmüş biriyim. Bugün günlerden salı, Avrupa’da bir genç, ‘Ben bu hafta sonunu Paris’te geçirmek istiyorum’ dese planını yapar, uçağına atlar ve tatilini orada geçirir. Pekala gelelim Türkiye’ye; Türkiye’de bir gencimiz, ‘Ben bir hafta sonunu Paris’te geçirmek istiyorum’ desin, şayet ömür vefa ederse 30 yıllık bir birikimin akabinde Avrupa’ya bir tatile gidebilir. Bundan Ötürü bizim insanımız bu ümitsizliği yaşamak istemiyor ve gidiyorlar. O yüzden biz, Türk milleti olarak şu değişimi yapmak zorundayız; biz ucuz iş gücü değiliz kardeşim, tersine biz kaliteli işler çıkaran pahalı iş gücüyüz. Gerçekten biz bunu mobilya sektöründe, dokuma sektöründe vs. gözlemliyoruz. Herkes, ‘Türkiye çok kaliteli iş yapıyor’ diyor. Yaptığım kaliteli işi niçin parasız veriyorum, niçin en ucuz emekçiyi ben çalıştırıyorum?

“Rol modelimiz de Mustafa Kemal Atatürk olacak”

Milli bireyler oluşturacağız, Türk kimliğini yaşayan bireyler oluşturacağız. Zira bu çocuklar Türk kimliğini kaybederse bütün vatanı kaybetme tehlikesi ortaya çıkıyor. Bu kimlik nedir? Bakın, bizim örfümüzde, adetimizde hak yemek yoktur, insanı ezmek yoktur, insanı dışlamak yoktur. Bizde hırsızlık, yolsuzluk yoktur, bayana şiddet yoktur, cinayet yoktur. Bu özellikleri hatırlatacağız, çocuğumuz bunlarla bir arada gelecek. Bunun yanında toplumsal eğitim, aile eğitimi yapacağız. Çocuklar okula gelene kadar daha çok önemli bir eğitim yeri var, o da aile. Bizim ailelerimiz de çocuğuna nasıl yaklaşacağını bilmiyor. Eğitime aileden başlayacağız daha sonra milli benliğinin farkında, kültürünü seven ve dünyaya bu kültürü gösterebilecek olan bireyler yetiştirmeye başlayacağız. Bunu da bir rol modelle yapmamız lazım. Rol modelimiz de Mustafa Kemal Atatürk olacak.” (ANKA) 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.