1993-1994 döneminde Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde ikinci tıpta İngiltere şampiyonu Manchester United’la eşleşmişti. Çeşidi atlayacak takım, o …

1993-1994 döneminde Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde ikinci tıpta İngiltere şampiyonu Manchester United’la eşleşmişti. Çeşidi atlayacak takım, o sezon 8 ekiple oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçlarında oynama hakkı kazanacaktı. Manchester United favori gösteriliyordu. Fakat Manchester’daki maç 3-3, İstanbul’daki maç 0-0 bitti. Unutulmaz iki maç sonunda tur atlayan ve Şampiyonlar Ligi kümelerinde mücadele eden takım Galatasaray oldu.
3 Kasım 1993’te İstanbul’da Ali Sami Yen Stadyumu’nda oynanan rövanç maçında, Manchester United’ın kaptanı olan Bryan Robson, o günü, hayatında gördüğü “en ürkütücü atmosfer” olarak anlattı.
Takımın internet sitesi için maçla ilgili röportaj veren Robson, Türkiye seyahati ile ilgili soruları yanıtladı.
Bryan Robson ikinci maç için gittikleri İstanbul’da, havalimanından otele kadar Galatasaray taraftarının baskısını hissettiklerini anlattı:
“Taraftarlarının daima zıplamasını ve tezahüratlarını (İngiltere’deki maçtan) biliyordum. Lakin sadece birkaç bin taraftarın bunu yapması ile İstanbul’daki gördüklerimiz karşılaştırılamaz bile. Otel dışında, oyuncuları uyanık tutabilmek, dinlenmemizi engellemek için tüm gece tezahürat yaptılar.
‘Cehenneme Hoşgeldiniz’
Robson otelde başlayan baskının stadyum yolunda sürdüğünü anlatıyor:
“Otelden otobüse bindik. Ççamur ve bayrak dahil her şeyi fırlatmaya başladılar. Çocukları kızdırmaya, yıldırmaya çalışıyorlardı. ama takım mental olarak güçlüydü.
“Stadyuma vardığımızda, ısınmak için sahaya çıkmıştık. “Cehenneme Hoşgeldiniz” tabirine değindiğimizi hatırlıyorum. Taraftara baktığında, “Bunlar nitekim deli” diyorsun. İnanılmaz bir atmosfer oluşturmuşlardı.
‘Gözlerinden Eric Cantona’nın aptalca bir şey yapacağını anlamıştım’
Robson ısınma sonrası başlama düdüğü öncesi atmosferi anlatıyor:
“Merdivenlerden çıkıp sahaya ayak bastığında tek görebildiğimiz dumandı. Çimlerin bir kısmını, meşaleler yüzünden göremiyorduk bile. Bu tam başlama düdüğü öncesiydi.
“Sahayı saran herkesten size karşı düşmanca bir tavır görmek insanı bayağı ürkütüyor.fakat şayet büyük kupaları kaldırmak, en üst düzeyde oynamak istiyorsanız, buna katlanmayı bilmelisiniz.
Manchester United 26 yıl sonra İngiltere şampiyonu olmuştu ve kulüp efsanesi haline gelecek olan Alex Ferguson ile de Avrupa’nın en büyük kupasına uzanma amacındaydı. Sonradan “92 sınıfı” olarak isimlendirilecek olan Beckham, Giggs futbolculardan oluşan oyuncu grubu da Avrupa sahnesine çıkıyordu.
Takımın kaptanı Robson, bitiş düdüğü ile yaşananları şöyle anlatıyor:
“Son düdükle ilk fark ettiğim şey Eric (Cantona) oldu. Zira düdük çalmadan önce top ondaydı. Topu eline aldı ve sonla vurdu. Gözlerinden aptalca bir şey yapacağını anlamıştım, bu yüzden ona doğru koştum. ama ulaşamadan bir polis yahut asker koluna girdi ve Eric’i saldırgan bir tavır takınmadan yürütmeye başladı. Ben de Eric’in diğer tarafına geçtim ve tünele doğru yürümeye başladık. Diğer oyuncuların kendi kendilerine soyunma odasına gelecek kadar sakin olduklarını biliyordumtünelin merdivenlerine ulaştığımız anda o asker yahut polis kimse, Eric’e başının gerisinden yumruk attı. Polis ellerindeki kalkanlarla bize vurmaya ve merdivenlerden aşağıya itmeye başladı. O anda tüm çocuklar merdivenlerin başına ulaşmıştı. Bu sırada bir kalkanla darbe aldım ve duvara çarparak kolumu yardım. Dirseğime sekiz dikiş atıldı.”
Roy Keane: Bu benim için bile fazlaydı
Bryan Robson maç sonunda çıkan olaylarda polisin de sorumluluğu olduğunu hatta polisin olaylara karıştığını savundu.
Robson uzun ve başarılı mesleğinde bu maçı bilhassa hatırladığını anlatırken şu sözleri kullanıyor:
“Bana maçı hatırlatmanız gerekmiyor zira o deplasman maçı ile ilgili çabucak her şeyi hatırlıyorum. Zira muhtemelen bu oynadığım en ürkütücü atmosferdi.sını yeniden oynamak ister miyim? Evet, bu kere onları yenerdik”
Aynı olayı otobiyografisinde anlatan Roy Keane de, “Normalde bir hengameden kaçmamfakat bu benim için bile fazlaydı. Orada çok fazla Türk vardı” diyor.
UEFA maç sonrası çıkan olayları soruşturmuş lakin Galatasaray’ın Şampiyonalar Ligi’ne katılmasını engellememişti.
Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde grup maçlarında Barcelona, Monaco ve Spartak Moskova’yla karşılaştı. 6 maçta 2 puanla grubu son sırada tamamladıfakat Manchester United’ı elemeyi başarması yıllardır unutulmadı.