enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Açık
30°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Açık
27°C

Fehmi Koru: Dünya elitleri, ultra zenginler, devlet yöneticileri, iş insanları rezilliğin alasına sapmışlar…

“O listede isimleri yer alanların geceleri uykularının kaçtığından eminim”

Fehmi Koru: Dünya elitleri, ultra zenginler, devlet yöneticileri, iş insanları rezilliğin alasına sapmışlar…
13.01.2024 07:30
11
A+
A-

Fehmi Koru*

İngiltere kraliçesinin oğlu… Birkaç ABD başkanı ve ülkenin öndegelen neredeyse her eğilimden, her ilgi alanından insanları… Avrupalılar… Ortadoğulular…

Bunların hepsi, geçtiğimiz günlerde bir bayanla ilgili davada, özel hayatın kapalılığı gereği kapalı zarf içerisinde tutulan bir listeyle ilgili mahkeme yargıcının açıklanma kararı vermesi sonrasında isimleri öğrenilen 150’den fazla şahıstan en fazla dikkat çekenler…

Liste ‘Dünyada kim kimdir’ kitabı gibi bir şey…

‘Dünya devleti’ diye bir şey varsa, o insanların çoğu, onun içinde yer alabilecek çapta isimler…

Oysa görülen dava siyasi değil, tamamen ismi bir cürümle ilgili… Bu insanlar dünyanın şimdiye kadar tandığı en müptezel bir sübyancı olan Jeffrey Epstein’in sağ kolu durumundaki Ghislaine Maxwell isimli bayanın, hazırlığı birkaç yıl sürmüş yargılanması sırasında isimleri deşifre olmuş kişiler…

Konu ülkemizde, savcılığın yüzlerce sayfalık iddianamesinde ismi geçtiği için, daha çok, “Türkiye’den kaçırılmış çocuklar da bu ismi insanlara peşkeş çekildi mi?” merakıyla ele alınıyor…

Jeffrey Epstein kendisini ‘zenginlerin paralarını değişik yatırımlarda kullanan bir finans dahisi’ olarak tanıtıyordu. O denli biri olmadığı zaman içerisinde ortaya çıktı. Ona parasını emanet etmiş yalnızca bir kişi bulunabildi.

Oysa şahsına ait bir serveti olduğu bilinmeyen Epstein’in dünyanın dört bir tarafında, herbiri yüzmilyonlarca dolar bedelinde sayısız emlakı bulunuyordu.

Malikaneler yanında bir de adası vardı Epstein’in…

Ünlü dostlarını kendisine ait uçaklarla kıtalar arası cinslere çıkartıyor, sonunda malikanelerinden birinde ya da kendine ait adada konaklanıyor ve orada alemler yapılıyordu.

Yaşları çok küçük kız çocukları ile tanıştırılıyordu ünlüler…

O küçük yaştaki kızları müptezel Epstein ve dostlarına sunan da Ghislaine Maxwell’di…

Konu dünyanın dikkatine 2018 yılında geldiği halde, aslına bakılırsa, Epstein Amerikan polisinin ve yargısının radarına ondan çok önce, 2005 yılında, yakalanmıştı.

Donald Trump’ın da oturduğu Florida eyaletinin Palm Beach kentinin polisi, kendilerine 14 yaşındaki bir kız çocuğunun Epstein’e ait malikanede cinsel tacize uğradığı şikayetiyle başvurulması ile birlikte mevzunun üzerine gitmiş, öteki kız çocuklarının da muameleye maruz kaldıkları ortaya çıkınca, yargı devreye girmişti.

Sonuçta, bu derece önemli argümanlara muhatap biri için mahkemeden cılız sayılabilecek bir karar çıktı. Kısa hapis cezasını Epstein gündüz ofisine gidip gece cezaevine dönerek tamamladı.

Miami Herald gazetesinden Julie K. Brown’ın, mevzuyu, sonradan ‘Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story’ (Adaletin Saptırılması: Jeffrey Epstein Olayı) ismiyle bir kitaba da dönüşecek biçimde derinliğine araştırması ve ısrarla gündemde tutması sonrasında duyulur oldu.

Gözaltına alınan ve tutuklanan Epstein mahkemede hesabını vermeden kaldığı cezaevinde intihar etti (10 Ağustos 2019).

O zaman yazdığım yazıda Epstein’in hayatının sona erişini ‘intihar ettirildi’ olarak değerlendirmiştim.

Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell İngiltere’nin en büyük medya patronuydu. Bir dönem kolu Türkiye’ye de uzanmış ve Hürriyet’i Erol Simavi’den satın almak için pazarlığa da başlamıştı.

Hürriyet’i ona satamadı Simavi…

Kızının ismini taşıyan devasa yatıyla seyahat ederken bir sabah bulunamadı Maxwell, yattan düştü dediler… Birileri ‘intihar ettiğini’ söyledi.

Robert Maxwell de intihar ettirilmişti.

Ölümü sonrasında işyerlerinde çalışan binlerce kişinin emeklilik primlerini iç ettiği ortaya çıktı. Rezillendi Maxwell, ama İsrail yalnızca çok çok önemli Yahudilere tahsis edilen Zeytin Dağı eteklerindeki özel mezarlığa gömülmesini sağladı Maxwell’in…

Ülkeye hizmetlerinden ötürü…

Ve devlet merasimiyle gömüldü Maxwell…

Hakkında ‘İsrail casusu’ yakıştırması vardı zati Maxwell’in…

Epstein’in kendisine ait olmayan ve nereden elde edildiği bilinmeyen bir serveti harcayarak sayıları 150’yi aşan dünya ünlüleriyle kurduğu alaka de bir casusluk fliyeti miydi? Davetlilerin ilişkileri kayda alınıp sonradan baskı ögesi olarak kullanılıyor muydu? Şantaj materyali yapılıyor muydu?

Ghislaine Maxwell davası şimdi başladı, bakalım buna aynı hususlara girilecek mi?

Yoksa, tıpkı 2005’te ortaya çıkan ilk şikayetlerin ört bas edilmesi gibi, bu davanın da üstü kapatılacak mı?

Onu bilmem ama o listede isimleri yer alanların geceleri uykularının kaçtığından eminim.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.