enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Cumhuriyeti yaşayacak, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın destanı yazılacak, Türk vatanı sonsuza kadar var olacaktır!

“DEM’lenen CHP’nin siyasi pozu ve pozisyonu yüksek seviyeli tehdittir. Gelişmelerin ayrıca bir izah ve ifade stili mlesef çok zordur”

MHP Lideri Bahçeli: Türkiye Cumhuriyeti yaşayacak, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın destanı yazılacak, Türk vatanı sonsuza kadar var olacaktır!
27.08.2024 15:30
8
A+
A-

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Malazgirt Zaferi’nin 953., Büyük Trruz’un ve 30 Ağustos Başkomutanlık Muharebesi Zaferi’nin 102. Yıldönümleriyle Birlikte Türk Tarihini Ayrıştırma Hevesi İçinde Olanlarla İlgili” yazılı açıklama yaptı ve “Dün içimize fitne sokmaya çalışan tekfurlara, Türk milletini yok etmeye kararlı güçlere nasıl karşılık verilmişse, bugün de bu büyük milletin iradesinin yeniden şahlanarak hak edenlere Osmanlı’nın şamarını indireceği muhakkaktır. Türkiye Cumhuriyeti yaşayacak, Türk ve Türkiye Yüzyılının destanı yazılacak, Türk vatanı sonsuza dek var olacaktır” dedi

Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:

“Ağustos ayı, birbiriyle iç içe geçen, birbirine eklemlenen, varoluş onurumuzu belgeleyen, farklı vakitlerde tezahür eden tarihi başarılarımızı tescilleyip istikbalin yol haritasını temin eden zaferler ayıdır.

Tarih bir bütün olup herhangi bir devrine dudak büküp bir öbür periyodunu sivriltmek takdiri ve tasvibi mümkün olmayan zafiyettir.

Özellikle tarihten hasımlık çıkarmanın, tarihi şahsiyet ve vakıalar arasında kategorik ayrımcılık yapmanın çok tehlikeli sonuçları doğacaktır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Sultan II. Abdülhamid’i kutuplaştıran menfur zihniyetlerin suratını alamayıp bu kutuplaşmayı Sultan Alparslan’a kadar taşımaya cüret etmesi yalnızca cehaletin değil aynı şekilde faili oldukları siyasi ve ideolojik cellatlığın komplosudur.

Malazgirt Zaferi ile Büyük Trruzu rekabete tutuşturmak, Türk tarihinin iki erdemli sayfasını karalamak, Muş ile Afyonkarahisar arasına nifak saçmak erdemli, sorumlu ve vicdanlı bir tutum değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri ile birlikte candaş, yandaş ve fondaş zillet medyası tabir yerindeyse zıvanadan çıkmış, hezeyandan hezeyana sürüklenmeye başlamışlardır.

Cumhuru ve Cumhuriyet’i ayrıştırma partisine dönüşen CHP’nin Türk tarihine bakışı haçlı emellerinin bakışıyla neredeyse baş başa birebirdir.

26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’ne rakip olarak Büyük Trruzu göstermek, iki taraflı cephe oluşturmak tarihe, millete ve Ulusal mukadderata vahim bir saygısızlık ve saldırganlıktır.

Hacı Bektaşi Veli’yi anma merasimlerinde etnik ve mezhebi bölücülüğü DEM’lenerek kamçılayan CHP’nintutumu 26 Ağustos münasebetiyle ve daha da ilerleterek sergilemesi utanç duyulacak bir rezalettir.

Bölücülük CHP’nin siyasetine düzgünce sinmiş ve sirayet etmiştir.

Esasen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yapıtlarına, emanetlerine ve faziletli uğraşına hakaretamiz davranan, bunun da ötesinde savaş açan karanlık odağın hamisi bugünkü CHP idaresidir.

Ecdadımız arasına fitne yaymaya kalkışmak hafıza ve haysiyet kaybı yaşayan işbirlikçi ve prensipsiz güruhun dış güdümlü operasyonudur.

Elbette Türk milleti bu oyuna gelmeyecektir.

Malazgirt Meydanı’nda Bizans’ı ezip Anadolu’nun kapılarını açan yüksek iradeyle Büyük Trruzu başlatıp hitamında müstevlileri Dumlupınar’da yerle yeksan eden irade birebirdir ve bu irade Türk milletine mahsustur.

Tarihimizi karıştırmak ve yaşanmış hadiseleri saptırmak fakat ve lakin güncellenmiş Bizans senaryosu, Türk ve İslam düşmanlarının alçak kurgusu olarak isimlendirilecektir.

DEM’lenen CHP’nin siyasi pozu ve pozisyonu yüksek seviyeli tehdittir.

Gelişmelerin ayrıca bir izah ve ifade stili mlesef çok zordur.

953 yıl önce Anadolu’nun Müslüman Türk milletinin vatanı olmasını hala hazmedemeyen, derin yaralarını bir türlü kapatamayan, uğradıkları mağlubiyetin acısını asla unutamayan iç ve dış düşman çevrelerin siyasetten, medyadan, üniversitelerden, iş aleminden, sanattan, aydınlardan ve sivil toplum kuruluşlarından devşirdikleri kuklalarla üzerimize gelmeleri, Ulusal hassasiyetlerimizi tahriş etmeleri gün geçtikçe şiddetlenmektedir.

Ancak Sultan Alparslan’ın sancağını inançla tutan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün müsaadeden sevdayla yürüyen aziz milletimiz bu şiddeti göğüslemeye, yörüngesi kaymış taşeronların heveslerini kursaklarında bırakmaya hiç kuşkusuz becerikli ve muktedirdir.

Ruhen mezbeleye dönüşen ve zilletin çukuruna düşen siyasi kapkaççı anlayışa hatırlatırım ki, 

Vatan demek imara açılmış arazi, hibe edilmiş arsa, ikram edilmiş toprak kesimi demek değildir.

Bir coğrafyayı vatan yapan, bir uğraştan ve muhabereden vatan çıkaran sayısız ve birbiriyle eklemlenmiş zincirleme hadiseler silsilesi vardır.

Vatan bir zaman aralığının, bir tarih anının rastlantısal mahsulü olmayıp; mazisi uzun yıllara yayılmış meşakkatli bir arayışın, imrenilecek bir gayenin inanç ve irfanla serpilmiş mahsulüdür.

Bir toprağa vatan unvanı veren, vatan aşısı vuran elbette uğrunda gösterilen fedakârlıklar, maziyi atiyle kenetleyen yüksek şuur ve bunların da fevkinde şehitlerin muazzam feragatidir.

Hamd olsun bu fedakârlık şuuru, bu feragat kültürü büyük Türk milletinde ziyadesiyle merbut ve mevcuttur.

Anadolu’nun vatanlaşması öncelikle akılla bezenmiş bir hazırlığın, ahlakla bilenmiş bir haysiyetin, imanla billurlaşan büyük bir maksadın hayranlıkla anılacak mükafatıdır.

953 yıl önce bu topraklarda kahramanlık korkaklığı yere sermiştir.

953 yıl önce bu topraklarda Hakk’ın sesi batılın nefesini kesip atmıştır.

Malazgirt’te, tarihin rotası, beşeriyetin yörüngesi, medeniyetler arasındaki tansiyonun ana kulvarı değişim, hatta dönüşüm göstermiştir.

Bu nedenle asırlardır muhasım odakların Türk milletine karşı beslediği intikam duygusu hiç bitmemiş, hiç de azalma emaresi göstermemiştir.

Malazgirt ovasında Bizans ölümcül bir darbe almakla kalmamış, İstanbul’un kapıları Efendimizin muştusuna mazhar olan aziz milletimize açılmıştır.

Anadolu coğrafyasının adalete susamışlığı, huzur ve kardeşliğe muhtaçlığı Malazgirt Zaferi ile son bulmuş, 30 Ağustos Dumlupınar Zaferi ile de teyit edilmiştir.

Anadolu’nun fethi sadece silahın, savaşın, cenk meydanlarındaki muvaffakiyetin, kahramanca çarpışmanın yapıtı görülemez, görülmemelidir.

Şayet kazanılmış zaferler onu hazmedecek, kaldıracak, adım adım ileriye taşıyacak fazilet, merhamet, dirayet, irade ve insaniyetle perçinlenmezse kalıcı olmaz, olamaz.

Her büyük zafer layık olmayanlar için ağır bir yüktür.

Nitekim CHP ve DEM’lenen ortakları için tarihi zaferlerimiz yük olarak değerlendirilmekte, bu yüzden tahribine niyet edilmektedir.

Türk milleti elde ettiği zaferleri kanının son damlasına, alın terinin son zerresine kadar hak etmiş muzaffer bir millettir.

Bu nedenle hem tarih yapmış hem de tarih yazmıştır.

Türk milleti tarihten çekilip alındığında geriye sadece masal yığını, kuru kuruya anlatılan yavan olaylar ve anılar geçidi kalacaktır.

Malazgirt aynı vakitte gönüllerin, aynı vakitte hasretlerin, benzeyenzamanda ümitlerin fethidir.

Türk milleti fetihle birlikte kutlu varlığına bir daha kapanmamak üzere bir istikbal sayfası aralamıştır. Bu sayfa tertemizdir, birçok fani ömrün marifetiyle pekişmiştir.

30 Ağustos 1922 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları işgali reddederek tarihimizin ulu zaferlerine yenisini eklemişler, Türk milletinin gücünü sınamaya cüret edenlere tarihi bir ders vermişlerdir.

Malazgirt Zaferi’yle birlikte Büyük Trruz; Türk milletinin var olma azminin yüreklerde çınarlaştığı birbirini tamamlayan iki farklı milat olmuş ve tarihteki ayrıcalıklı yerlerini almışlardır.

Ne büyük bir tevafuktur ki, Anadolu’yu vatan yapan harika zaferle, bu tarihten tam 851 yıl sonra aynı gün başlayan ve 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanan Büyük Trruz son yurdumuzu karanlıktan aydınlığa taşıyan, Anka Kuşu’nu küllerinden doğuran, Türk tarihini birbirine bağlayan muazzez nitelikli baht ve kavşak eşikleridir.

Geride kalan onca süre sahip olunan vatanın stratejik kıymetine uygun olarak kendi jeopolitiğini ve beşeri zenginliğini geliştirmiştir.

Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan da Cumhuriyetimize esaslı bir maddi ve manevi veraset olarak intikal etmiştir.

Vatanı korumak; vatan kurmak, vatan kurtarmak kadar gururlu bir vazifedir.

Aziz Türk milletinin ruh kökü olan Cumhur İttifakı bu onura müstahaktır ve vatanı sonuna kadar koruyacak, işbirlikçilere ve ihanet cephesine göz açtırmayacaktır.

Türk vatanında aklı kalanlar, Türk milleti üzerinde hesap yapanlar unutmasınlar ki, Sultan Alparslan’ın ahfadı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıları heybetle ve heyecanla ayaktadır.

Terör örgütlerini kullanarak zehir saçanlara, 953 yıllık fütuhat mirasının rövanşını alabilmek için zulmü rehber edenlere Malazgirt’teki Bizans İmparatoru’nun pespaye durumunu, İzmir’de denize dökülen müstevlilerin kepaze hallerini dikkatle hatırlatmak isterim.

Bilinmelidir ki, 953 yıldır üzerinde yaşadığımız bu kutsal topraklar; muzaffer atalarımızın emaneti olup, muhafaza ve müdafsı her türlü mülahazanın üzerinde tutulması gereken bir vatan sorumluluğudur.

Bu hazineyi yağmaya heves edenler ağır sonuçlarına her düzeyde katlanacaklardır.

Dün içimize fitne sokmaya çalışan tekfurlara, Türk milletini yok etmeye kararlı güçlere nasıl yanıt verilmişse, bugün de bu büyük milletin iradesinin yeniden şahlanarak hak edenlere Osmanlı’nın şamarını indireceği muhakkaktır.

Türkiye Cumhuriyeti yaşayacak, Türk ve Türkiye Yüzyılının destanı yazılacak, Türk vatanı sonsuza dek var olacaktır.

Bu his ve fikirlerle; Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıldönümünde büyük ecdadımız Sultan Alparslan’ı ve yürekli neferlerini; Büyük Trruz’un ve 30 Ağustos Zaferi’nin 102’üncü yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Ulusal Mücadele kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi hürmetle, şükranla, rahmetle anıyorum

Zaferlerimiz kutlu olsun diyorum.”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.