Restoran, kafe ve lokanta gibi işletmelerde menülerde içerik, kalori ve alerjen bilgisinin yer alması zorunlu hale geldi. Uzmanlara göre düzenleme, hem obeziteyle mücadele hem de gıda alerjisi bulunan kişiler için önemli bir halk sağlığı adımı …

Restoran, kafe ve lokanta gibi işletmelerde menülerde içerik, kalori ve alerjen bilgisinin yer alması zorunlu hale geldi. Uzmanlara göre düzenleme, hem obeziteyle mücadele hem de gıda alerjisi bulunan kişiler için önemli bir halk sağlığı adımı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın düzenlemesiyle toplu tüketim yerlerinde menülerde içerik, kalori ve alerjen bilgisi paylaşımı zorunlu hale geldi. Uygulamayla tüketiciler, sipariş vermeden önce yemeğin içeriğini, enerji değerini ve alerjen madde içerip içermediğini görebilecek.
“Geç kalınmış ama yerinde bir adım”
Hürriyet’ten Fulya Soybaş’ın aktardığına göre, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, düzenlemeyi “geç kalınmış ama yerinde bir adım” olarak değerlendirdi. Kaya, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, inme ve bazı kanser türlerinin temelinde sağlıksız yaşam tarzı ve kötü beslenme alışkanlıklarının bulunduğunu belirterek, obezitenin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.
Kaya, menüde kalori bilgisinin görülmesinin tüketici tercihlerinde etkili olabileceğini belirterek, “İnsanlar sipariş verecekleri yemeğin kalori bilgisini gördüklerinde bir an durup düşünecektir” dedi.
Bir yemeğin “sağlıklı” görünmesinin her zaman düşük kalorili olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Kaya, salata gibi hafif sanılan ürünlerin içeriğindeki sos, peynir, kuru meyve, kinoa ve kuruyemiş gibi eklemelerle yüksek kalorili hale gelebildiğini ifade etti. Kaya, “Ne yediğimizi, yediğimizin içeriğini bilmiyoruz. Herkes ne yediğini öğrenmeli” değerlendirmesinde bulundu.
“Vatandaş ne yediğini bilmeli”
Gıda Mühendisi Nurten Sırma ise uygulamanın temel amacının tüketiciyi doğru bilgilendirmek ve gıdada şeffaflığı sağlamak olduğunu belirtti. Sırma, “Konu çok basit; vatandaş ne yediğini bilmeli” dedi.
Menülerde kullanılan dikkat çekici yemek isimlerinin çoğu zaman ürünün içeriği hakkında yeterli bilgi vermediğini söyleyen Sırma, tüketicinin hangi temel bileşenleri tükettiğini, kullanılan etin türünü, alerjen içerip içermediğini ve enerji değerini bilmesinin temel bir hak olduğunu ifade etti.
Sırma, alerjen bilgisinin özellikle hayati önemde olduğunu vurgulayarak, gluten içeren tahıllar, süt, yumurta, yer fıstığı, kabuklu yemişler, soya, balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi zorunlu bildirime tabi alerjen gruplarına dikkat çekti.
Gıda alerjisinin, gıda intoleransından farklı olarak bağışıklık sistemini ilgilendiren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirten Sırma, çok düşük miktarda bir alerjenin bile bazı kişilerde ağır alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini söyledi. Sırma, bu nedenle alerjen bildiriminin yalnızca teknik bir etiket bilgisi değil, halk sağlığı açısından önemli bir koruma mekanizması olduğunu kaydetti.
( ALINTI www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fulya-soybas/monulerde-kalori-v… )